((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯)) Ravza Radyo | İslami Radyo, Teknoloji, Yapay Zeka, Forum ve Dini İçerik
Bismillahirrahmanirrahim / بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Hicri yükleniyor...
Miladi yükleniyor...
--:--:--
İmsak --:-- Güneş --:-- Öğle --:-- İkindi --:-- Akşam --:-- Yatsı --:--
Reklam
Canlı Stüdyo Ravza Haber Saati 13:00
×

Ravza Radyo'da Ara

Neredeyim: yalanci peygamberlerin cikisi Sayfamıza Hoşgeldiniz
Buradasın : yalanci peygamberlerin cikisi

Ravza- Radyo Sayfamıza Hoş Geldiniz

((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯))

yalanci peygamberlerin cikisi

Yalancı Peygamberlerin Çıkışı
Reklam
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Peygamber Efendimiz
Bismillahirrahmanirrahim

Yalancı Peygamberlerin Çıkışı

Hicret'in 10. Senesi

Peygamber Efendimizin Veda Haccı'ndan sonra, etraftan gelen Müslümanlar memleketlerine dönmüşlerdi. Aldıkları tâlimatları memleketlerine götürmüşler, halka onları anlatmışlardı.

Veda Haccı esnasında inen Mâide Suresi'nin üçüncü ayet-i kerimesi, dinin kemâle erdiğini beyan ediyordu. Bu, Resûl-i Kibriya Efendimizin aynı zamanda vefatının da yakınlaştığının ifadesi oluyordu. Bunu bir kısım Müslüman sezmişti. Veda Haccı'ndan sonra Peygamber Efendimizin hastalanması ise buna kuvvet vermişti.

Bu esnada Araplardan bazı kimseler peygamberlik davasına kalkıştı.

Esvedü'l-Ansî

Bunların ilki, Benî Ans kabilesinden Esvedü'l-Ansî diye tanınan Abhele b. Ka'b idi. Kâhin ve hokkabaz bir adamdı; sözleriyle halkı tesir altına alırdı.[1]

Yemen'de ortaya çıkan bu adam, peygamber olduğunu ve meleklerin kendisine vahiy getirdiğini iddia etmeye başladı. Birtakım yalan, dolan ve hilelerle Yemen ahalisinden birçok kimseyi aldattı. Necran halkı da ona tâbi oldu. Daha sonra San'a'ya gidip orayı da zaptederek fesat ve irtidat dairesini genişletti.

Yemen'de bulunan Müslüman vâli ve memurlar orayı terk etmek durumunda kaldılar. Hz. Muaz b. Cebel, Ma'rib'de bulunan Ebû Musa el-Eş'arî Hazretlerinin yanına gitti. Daha sonra ikisi oradan Hadramut'a gittiler.

Peygamberimizin Sözü
"Her nasıl olursa olsun Abhele'nin hakkından geliniz!"[2]
Taberî, Tarih, c. 3, s. 215

Yemen'deki Müslümanlar bu emir üzerine harekete geçtiler; sonunda, onu evinde öldürdüler. Esved'in öldürüldüğü haberi, Medine'ye, Peygamber Efendimizin vefatından bir gün önce, Pazar günü ulaştı. Yalancı Esved'in öldürülmesinden sonra Müslüman vâli ve memurlar tekrar Yemen'e döndüler.

Müseylime-i Kezzab'ın Peygamberlik İddiasıyla Ortaya Çıkışı

Yine Hicret'in 10. senesinde, Müseylime-i Kezzab, Yemame'de peygamberlik davasına kalkıştı.

Müseylime, daha önce Benî Hanife temsilcileriyle Medine'ye gelerek Peygamber Efendimizle görüşüp Müslüman olmuştu. Yemame'ye dönünce irtidat etti.[3]

İrtidat ettikten sonra Müseylime, Peygamberimize ortak olduğunu iddia etmeye ve yaymaya başladı. Kısa zamanda hokkabazlık ve sihirbazlığıyla Benî Hanif ve Yemame halkından birçok kimseyi kandırıp etrafına topladı. Hatta bir ara Kur'an-ı Kerim'i bile taklide kalkıştı! Birtakım gülünç sözler dizip Kur'an diye okurdu. Uydurduğu lâflardan bazıları şunlardı:

Müseylime'nin Uydurduğu Sözler
"Fil nedir? Filin ne olduğunu sana ne bildirdi? Onun hurma lifinden ip gibi kuyruğu ve uzun hortumu vardır. Bu, Rabbimizin yarattıklarından azıcığıdır!"

"Ey kurbağa kızı kurbağa! Ne diye nak nak, vak vak edip duruyorsun! Üstün suda, altın balçıkta! Sen, ne suyu bulandırabilirsin, ne de içene mani olabilirsin! Yarasa, sana ölüm haberini getirinceye kadar yerde bekle!"[4]
İbn Sa'd, Tabakat, c. 5, s. 551; Taberî, Tarih, c. 2, s. 254
Peygamberimizin Emri
Peygamber Efendimiz, Necid diyarında bulunan Müslümanlara da haber göndererek, Müseylime-i Kezzab'ın hakkından gelmelerini emir buyurdu.

Resûl-i Kibriya Efendimizin ebedîyet âlemine irtihalinden sonra, Hz. Ebû Bekir, Hâlid b. Velid komutasında Müseylime'nin üzerine bir ordu gönderdi. Vahşî b. Harb, Hz. Hamza'yı şehit ettiği harbesiyle onu öldürdü.


[1] Taberî, Tarih, c. 3, s. 189, 218.

[2] Taberî, a.g.e., c. 3, s. 215.

[3] İbn Hişam, Sîre, c. 4, s. 223; Taberî, a.g.e., c. 3, s. 162.

[4] İbn Sa'd, Tabakat, c. 5, s. 551; Taberî, a.g.e., c. 2, s. 254.

Yazar
Salih Suruç
Geri Dön
Bugün 10 ziyaretçi (15 klik) kişi burdaydı!
Reklam Alanları
Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver
Canli Yayin Ravza Radyo Ana
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol