Zekâta Tâbi Mallar
Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.
Zekâta Tâbi Mallar
Zekât konusundaki fıkhî tartışmalar, zekâtın vücûb ve sıhhat şartları konusundan ziyade hangi malların ne ölçüde zekâta tâbi olacağı konusunda yoğunlaşır. Bunun belki de en başta gelen sebebi, mal ve zenginlik kavramlarının, ekonomik değer taşıyan malların dönemden döneme, toplumdan topluma değişmekte oluşudur. Kur'ân-ı Kerîm'de insanların önem ve ekonomik değer atfettikleri bazı mallar değişik vesilelerle zikredilse bile hangi mallardan ne ölçüde zekât alınacağına ilişkin bir sayım ve açıklama yer almaz.
A) Altın ve Gümüş
Kur'an'da insanların dünya malına olan aşırı düşkünlüğü sürekli kınanır, zenginlerin ihtiyaç sahipleri için harcama yapması, infakta bulunması istenir. Altın ve gümüş âdeta dünya malını simgelediği için bu bağlamda sıkça zikredilmiştir.
"5 ukiyeden (=200 dirhem) az olan gümüşte zekât yükümlülüğü yoktur" (Buhârî, "Zekât", 32).
Gümüşün 1/40 nisbetinde zekâta tâbi olduğu (Buhârî, "Zekât", 38).
Nisab Miktarları: Din İşleri Yüksek Kurulu, nisabın esas alınmasında 20 miskal altının 80.18 gr, 200 dirhem gümüşün ise 561.2 gram olmasını esas almıştır. Altın ve gümüş bu nisab miktarına ulaşınca zekâta tâbi olur ve 1/40 nisbetinde zekât verilir.
Ziynet Eşyası: Hanefî mezhebine göre altın ve gümüşten yapılmış süs eşyaları zekâta tâbidir. Meselâ altın ve gümüşten yapılmış bilezik, kolye, gerdanlık gibi kadın süs eşyası nisaba ulaşır ve üzerinden bir sene geçerse, o günkü altın fiyatları ile değeri bulunur ve 1/40 zekâtı verilir.
Madenî ve Kâğıt Paralar: Kâğıt para giderek altına bağlı olmaktan çıkarılmış ve tamamen mübadele aracı olmuştur. Günümüzde artık para denilince, kâğıt para anlaşılmaktadır. Madenî ve kâğıt paralar altın, gümüş ve ticaret malları hükmündedir. Kendi başlarına veya altın-gümüş ve ticaret mallarıyla beraber nisab miktarına ulaşınca sene sonunda 1/40'ını (% 2.5) zekât olarak vermek gerekir.
B) Ticaret Malları
"Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin..." (el-Bakara 2/267). Bu âyette geçen "Kazandıklarınızın temizlerinden ... infak edin" anlamındaki ibare fakihlerin çoğunluğu tarafından "ticarî yolla elde ettiğiniz kazançtan zekât verin" şeklinde anlaşılmıştır.
İslâm bilginleri, her çeşit ticaret malının kural olarak zekâta tâbi olacağında görüş birliğindedir. Ticaret mallarının nisabı teorik olarak altın veya gümüşün nisabına göre hesaplanır. Günümüzde para (banknot) ve ticaret mallarının nisabını tayinde altın nisabı (80.18 gr) esas alınmaktadır. Ticaret mallarının sene sonunda kıymetleri maliyet fiyatlarına göre tesbit edilir ve 1/40 (% 2.5) zekât verilir.
C) Toprak Ürünleri
"...hasat günü mahsullerinin haklarını vermeleri..." (el-En`âm 8/141). Bu âyette zikredilen "hak" teriminden zekât kastedilmiştir.
"Yağmur ve nehir sularıyla sulanan toprak mahsullerinde öşür (1/10), kova (el emeği) ile sulananlarda nısf öşür (1/20) vardır" (Buhârî, "Zekât", 55).
"Beş veskten az (üründe) zekât yoktur" (Ebû Ubeyd, el-Emvâl, nr. 1422-1424).
Toprak Ürünlerinde Zekât Nisbetleri: Toprak, emek sarfedilmeden yağmur, nehir, dere, ırmak ve bunların kanalları ile sulanıyorsa zekât olarak mahsulün 1/10'u; kova, dolap, motor veya ücretle alınan su ile sulanıyorsa 1/20'si verilir. Ebû Hanîfe'ye göre toprak mahsullerinde nisab şartı aranmaz. Toprak ürünlerinin zekâtı (öşür), hububatta harman vaktinde, meyvelerde ise toplandıktan sonra verilir.
D) Bal ve Diğer Hayvan Ürünleri
Hanefî ve Hanbelî mezhepleri balı zekâta tâbi tutarken, diğer iki mezhep aksi görüştedir. Balın zekât mallarından olduğu ve baldan 1/10 nisbetinde zekât alınacağı görüşünü savunan Hanefî ve Hanbelî fakihleri, bu görüşlerini konu ile ilgili Hz. Peygamber'den rivayet edilen hadislerle delillendirirler.
E) Madenler ve Deniz Mahsulleri
"Rikâzda humus (1/5 nisbetinde vergi) vardır" (Ebû Ubeyd, el-Emvâl, nr. 856-860).
Rikâz (Define ve Madenler): Hanefî fakihleri hem madenleri ve hem de eski devirlerde yer altına gömülüp gizlenen her nevi kıymetli eşyayı rikâz mefhumu içinde mütalaa ederler. Rikâzda nisab aranmaz ve 1/5 nisbetinde vergi alınır.
Deniz Ürünleri: Hz. Ömer, denizden çıkarılan anber hakkında ashapla istişareden sonra şöyle görüş bildirir: "Şüphesiz anber, Allah'ın nimetlerinden biridir. Anberde ve onun gibi denizden çıkarılan diğer kıymetlerde 1/5 (nisbetinde vergi borcu) vardır" (Ebû Yûsuf, el-Harac, s. 76).
F) Hayvanlar
Hz. Peygamber'in hadislerinde, diğer zekât malları gibi hayvanlar da tafsilâtlı bir şekilde ele alınmıştır. Zekâta tâbi hayvanların sâime (senenin çoğunu meralarda otlayarak geçiren) olmaları ve âmile (ziraat, nakliyat vb. işlerde kullanılan) hayvanlardan olmamaları şarttır.
"Her sâime deve için zekât vardır" (Buhârî, "Zekât", 37).
Develerin Zekâtı: 5 deveden başlar. 5-9 deve arası 1 koyun, 10-14 arası 2 koyun, 15-19 arası 3 koyun, 20-24 arası 4 koyun, 25-35 arası 1 dişi deve (iki yaşında) verilir.
Koyunların Zekâtı: 40 koyundan başlar. 40-120 arası 1 koyun, 121-200 arası 2 koyun, 201-399 arası 3 koyun, 400-500 arası 4 koyun verilir.
Sığırların Zekâtı: 30 sığırdan başlar. 30-40 arası 1 buzağı (iki yaşında), 40-60 arası 1 dana (üç yaşında), 60 sığırda 2 buzağı verilir.
"Sizi at ve kölenin zekâtından muaf tuttum" ve "Müslümana kölesi ve atından dolayı zekât yoktur" (Buhârî, "Zekât", 45-46).
G) Sınaî Servet, Yatırım ve Üretim Araçları
Sanayide kullanılan makineler gelir getiricidir, nâmî mal sayılır. Çağımız İslâm hukukçuları, sanayi sektöründeki yatırımların zekâta tâbi olacağında görüş birliğine varmıştır. Konu ile ilgili iki temel görüş vardır:
1. Görüş: Sanayi makineleri ve benzeri mallara yüklenecek zekâtın nisbeti, bu mallar ziraî araziye, gelirleri de arazi mahsullerine kıyasla belirlenir. Zekât bu mallardan değil gelirlerinden alınır. Nisbetin, safî gelirden % 10 veya gayri safî gelirden % 5 olması gerekir.
2. Görüş: Fabrika gelirlerinin, gelir sahibinin elindeki para ve ticaret mallarına kıyaslanarak % 2.5 oranında zekâta tâbi tutulması.
H) Bina ve Nakil Vasıtaları Gibi Gelir Getiren Mallar
Bugün kiraya verilen büyük binalar, daireler, dükkânlar ile kara, hava, deniz taşımacılığında kullanılan nakil araçlarından elde edilen gelirler önemli gelir kaynakları haline gelmiştir. İslâm Fıkıh Akademisi'nin 1985 tarihli kararına göre: Kiraya verilmiş arazi ve taşınmazların mülk değeri üzerinden zekât vermek gerekmez. Bunların yıllık gelirinden nisab miktarını bulması ve diğer şartların da gerçekleşmesi halinde, yıl sonunda % 2.5 oranında zekât verilir.
I) Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları
Memur maaşları, işçi ücretleri, doktor, mühendis, avukat, terzi, berber gibi serbest meslek sahiplerinin kazançlarının zekâtı konusunda iki görüş vardır. Din İşleri Yüksek Kurulu, maaş ve benzeri standart gelirlerin, diğer gelirlere katılarak nisap miktarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra % 2.5 zekat verilmesi gerektiği görüşündedir.
J) Hisse Senedi
Hisse senedi bir anonim şirketin sermayesinin bir parçasını temsil eden kıymetli evrak hükmünde bir belgedir. Çağdaş âlimler menkul kıymetler borsasında alınıp satılmak amacıyla alınan hisse senetlerinin % 2.5 oranında zekâta tâbi olacağında görüş birliğine varmışlardır.
Yatırım Amacıyla Alınan Hisseler: Sadece yatırımcı sıfatıyla hisselerin yıllık kârından (temettu) yararlanmak için hisse senetleri alınmışsa, İslâm Fıkıh Akademisi'nin kararına göre, hisselerin aslı değil geliri üzerinden zekât verilir. Kârın tahsili tarihinden itibaren bir sene sonra -diğer zekât şartları tahakkuk etmişse- % 2.5 olarak zekât verilir. Ticaret maksadıyla hisse edinilmişse, piyasa değeri üzerinden % 2.5 zekât verilir.
Zekâta Tâbi Mallar Hakkında Merak Edilenler
Kaynakça:
1) Buhârî, "Zekât", 32, 37, 38, 45-46, 55, 66
2) Müslim, "Zekât"
3) Ebû Ubeyd, el-Emvâl, nr. 856-860, 1122, 1125-1129, 1364-1365, 1422-1424
4) Ebû Yûsuf, el-Harac, s. 76
5) el-Bakara 2/267; el-En`âm 6/141
6) İslâm Fıkıh Akademisi Kararları (1985, 1988)
7) Din İşleri Yüksek Kurulu Kararları
8) TDV İslami Araştırmalar Merkezi, İlmihal
