((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯)) Ravza Radyo | İslami Radyo, Teknoloji, Yapay Zeka, Forum ve Dini İçerik
Bismillahirrahmanirrahim / بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Hicri yükleniyor...
Miladi yükleniyor...
--:--:--
İmsak --:-- Güneş --:-- Öğle --:-- İkindi --:-- Akşam --:-- Yatsı --:--
Reklam
Canlı Stüdyo Ravza Haber Saati 13:00
×

Ravza Radyo'da Ara

Neredeyim: HzAdem Sayfamıza Hoşgeldiniz
Buradasın : HzAdem

Ravza- Radyo Sayfamıza Hoş Geldiniz

((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯))

HzAdem

Nuh Aleyhisselâm
Reklam
Peygamberler Nuh Aleyhisselâm
Bismillahirrahmanirrahim

Nuh Aleyhisselâm

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.

İslam'da Kadın

Altı ulülazm peygamberden ikincisidir. Tufanı ile meşhurdur.

İdris aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamberlerden. Allah korkusundan dâima ağladığı için adına, çok ağlayan, inleyen mânâsına gelen "Nuh" denilmiştir. İdris aleyhisselâm insanlara peygamber olarak gönderilip onlara doğruyu gösterdikten sonra diri olarak göğe kaldırıldı. Onun göğe kaldırılmasından sonra insanlar doğru yoldan ayrıldılar. Onu çok sevenler ayrılık acısına dayanamadılar. Resmini yapıp seyrettiler. Daha sonra gelenler, bu resimleri tanrı sandılar ve çeşitli heykeller yapıp tapmaya başladılar. Böylece insanlar arasında putperestlik meydana çıktı.

A'raf Suresi 59
لَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُ إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Leqad erselnâ nûhan ilâ qavmihî fe qâle yâ qavmi'budû'llâhe mâ lekum min ilâhin ġayruh, innî ehâfu 'aleykum 'ażâbe yevmin 'aẓîm.
"Muhakkak ki biz, Nuh'u kavmine resûl olarak gönderdik. (Nuh:) 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum' dedi."

Peygamberlik Görevi ve Davet

Hazret-i Nuh, böyle bir cemiyet içinde çocukluğundan beri doğru yolda bulunan, Allahü teâlâya ibâdet eden sâlih bir kul idi. Sulama işleriyle, çiftçilikle, hayvan yetiştirmekle, marangozluk ve ev inşasında çalışıyordu. Doğru yoldan ayrılmış olan insanların kötülüklerinden de tamâmen uzak duruyordu. Elli yaşında iken, Allahü teâlâ, onu insanlara peygamber olarak gönderdi.

Kendi zamânında yaşayan bütün insanlara peygamber olarak gönderilen Nuh aleyhisselâm, ömrünü sonuna kadar insanları Allahü teâlâya iman etmeye, o'nun emirlerine uymaya, dâvet edeceğine söz (misak) verdi. Ona yeni bir din ve kitap verilmeyip, kendinden önceki peygamberlerin dinlerindeki hükümleri dokuz yüz elli sene insanlara bildirdi, onları hidâyete çağırdı.

Nuh aleyhisselâm kavmine kendilerine peygamber olarak gönderildiğini, putlara tapmaktan, haksızlıktan ve zulümden vazgeçip, Allahü teâlâya iman edip, o'nun emirlerine uymalarını bildirdi. Fakat zulüm ve zorbalığa alışmış ve başkalarını tahakküm altına almak isteyen insanlar inanmadılar ve ona düşman oldular.

Nuh Suresi 1-4
إِنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ . قَالَ يَا قَوْمِ إِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ . أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَاتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ . يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ إِنَّ أَجَلَ اللَّهِ إِذَا جَاءَ لَا يُؤَخَّرُ ۚ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
İnnâ erselnâ nûhan ilâ qavmihî en enżir qavmeke min qabli en ye'tiyehum 'ażâbun elîm. Qâle yâ qavmi innî lekum neżîrun mubîn. Eni'budû'llâhe vetteqûhu ve eṭî'ûn. Yaġfir lekum min żunûbikum ve yu'aḫḫirkum ilâ ecelin musemmâ, inne ecele'llâhi iżâ câe lâ yu'aḫḫar, lev kuntum ta'lemûn.
"Biz Nuh'u kavmine gönderdik. Onlara kendilerine elem verici bir azap gelmeden önce kavmini uyar! dedik. Nuh dedi ki: Ey kavmim! Ben sizi açıkça uyaran bir peygamberim. Allah'a ibadet edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin ki, Allah günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Şüphesiz ki Allah'ın belirlediği süre gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz!"
Hud Suresi 25-26
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِ إِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ . أَن لَّا تَعْبُدُوا إِلَّا اللَّهَ ۖ إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ أَلِيمٍ
Ve leqad erselnâ nûhan ilâ qavmih, innî lekum neżîrun mubîn. En lâ ta'budû illâ'llâh, innî ehâfu 'aleykum 'ażâbe yevmin elîm.
"Andolsun biz Nuh'u kavmine gönderdik: 'Ben sizi açıkça uyaran bir peygamberim. Allah'tan başkasına ibadet etmeyin! Doğrusu ben, sizin için elem dolu bir günün azabından korkuyorum' dedi."

Kavminin İnkarı ve İsyanı

Nuh aleyhisselâm tebliğ vazifesini yapıp, kavmini yılmadan, yorulmadan devamlı sûrette Allah'a imân ve kulluk etmeye çağırıp, isyan ederlerse azâba yakalanacaklarını bildiriyordu. Kavmi ise bu dâvete uymadıkları gibi, Nuh aleyhisselâmı kendilerine doğruyu, hakkı anlatırken dinlememek için elbiseleriyle başlarını kapatıyorlardı.

Nuh Suresi 5-7
قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوْتُ قَوْمِي لَيْلًا وَنَهَارًا . فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَائِي إِلَّا فِرَارًا . وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوا أَصَابِعَهُمْ فِي آذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًا
Qâle rabbi innî de'âvtu qavmî leylen ve nehârâ. Fe lem yezidhum du'âî illâ firârâ. Ve innî kullemmâ de'âvtuhum li taġfira lehum ce'alû eṣâbi'ahum fî âzânihim vestaġşev ŝiyâbehum ve eṣarrû vestekberûstikbârâ.
"(Nuh:) Rabbim! dedi. Ben kavmimi gece-gündüz (imana) davet ettim. Fakat benim davetim onların kaçmasını artırmaktan başka bir işe yaramadı. Her ne zaman onları, senin onları bağışlaman için davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrarla ve büyüklendikçe büyüklendiler."
Hud Suresi 32
قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَا إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
Qâlû yâ nûhu qad câdeltenâ fe ekŝerte cidâlenâ fe'tinâ bimâ te'idunâ in kunte mine'ṣ-ṣâdiqîn.
"Ey Nuh! dediler, gerçekten sen bizimle mücadele ettin ve bize karşı çok ileri gittin. Eğer doğru söyleyenlerden isen, bizi tehdit ettiğin azabı getir."

Duası ve Allah'ın Cevabı

Nuh aleyhisselâm kavminin bir türlü imâna gelmeyeceklerini iyice anladı. Bunun üzerine meâlen şöyle duâ ettiği Kur'ân-ı kerim'de bildirilmektedir.

Nuh Suresi 26-28
وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْأَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ دَيَّارًا . إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوا إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا . رَّبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ۖ وَلَا تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلَّا تَبَارًا
Ve qâle nûhun rabbi lâ teżar 'ale'l-arḍi mine'l-kâfirîne deyyârâ. İnneke in teżarhum yuḍillû 'ibâdeke ve lâ yelidû illâ fâciran keffârâ. Rabbi'ġfir lî ve li vâlideyye ve li men deḫale beytiye mu'minen ve li'l-mu'minîne ve'l-mu'minât, ve lâ tezidi'ż-żâlimîne illâ tebârâ.
"Nuh dedi ki: Ey Rabbim! yeryüzünde, hareket eden hiçbir kâfir bırakma! Eğer sen onları bırakırsan, kullarını dalâlete, sapıklığa sürüklerler. Hem bundan sonra onların çoluk çocuğu olmaz. Olsa bile çocukları fâcir ve küfürde pek ileri kimseler olurlar. Ey Rabbim! beni, anamı, babamı, mümin olarak evime girenleri, erkek, kadın bütün müminleri mağfiret eyle, bağışla, zâlimlerin (kâfirlerin) ise ancak helâk ve hüsrânlarını arttır."
Şuara Suresi 117-118
قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ . فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَن مَّعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ
Qâle rabbi inne qavmî keżżebûn. Fefteḥ beynî ve beynehum fetḥan ve neccinî ve men ma'îye mine'l-mu'minîn.
"(Nuh) dedi ki: Yâ Rabbi! Gerçekten kavmim beni tekzip etti. Beni yalanladı. Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver. Beni ve berâberimdeki müminleri kurtar."
Hud Suresi 36-37
وَأُوحِيَ إِلَىٰ نُوحٍ أَنَّهُ لَن يُؤْمِنَ مِن قَوْمِكَ إِلَّا مَن قَدْ آمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَ . وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْنِي فِي الَّذِينَ ظَلَمُوا ۚ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ
Ve ûḥiye ilâ nûhin ennehu len yu'mina min qavmike illâ men qad âmene fe lâ tebte'is bimâ kânû yef'alûn. Vaṣne'i'l-fulke bi a'yuninâ ve vaḥyinâ ve lâ tuḫâṭibnî fi'lleżîne żalemû, innehum muġraqûn.
"Nuh'a vahy olundu ki; kavminden daha önce imân etmiş olanların dışında hiç kimse imân etmeyecek. O hâlde sen, kavmin seni yalanladıkları için ve sana ezâ verdikleri için mahzûn olma, kederlenme ki; onlardan intikam alma vakti gelmiştir. Nezâretimiz altında ve vahy ettiğimiz, bildirdiğimiz şekilde bir gemi yap! Zâlimler (kâfirler) hakkında bana duâ etme. Zirâ onlar (suda) boğulacaklardır."

Geminin Yapılışı

Nuh aleyhisselâm kendisine gönderilen vahiy üzerine hemen bir gemi yapmaya başladı. Geminin yapılmasında Cebrâil aleyhisselâm, Allahü teâlânın emri üzerine yardımcı oluyor ve nasıl yapılacağını târif ediyordu. Nuh aleyhisselâm ve imân eden müminler de geminin yapılmasında çalıştılar.

Hud Suresi 38
وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَأٌ مِّن قَوْمِهِ سَخِرُوا مِنْهُ ۚ قَالَ إِن تَسْخَرُوا مِنَّا فَإِنَّا نَسْخَرُ مِنكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَ
Ve yaṣne'u'l-fulke ve kullemmâ merra 'aleyhi mele'un min qavmihî seḫirû minh, qâle in tesḫarû minnâ fe innâ nesḫaru minkum kemâ tesḫarûn.
"Nuh gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelen her grup yanına geldiklerinde onunla alay ediyorlardı. Nuh: 'Bizimle alay edin, şüphesiz biz de sizin alay ettiğiniz gibi alay edeceğiz' dedi."

Tufan ve Helak

Nihâyet helak etme emrimizin azâbımızın vakti geldiği, tennûrun (fırının) taşıp fışkırdığı (yâhut gemi kazanının kaynadığı) zaman biz Nuh'a şöyle emreyledik ki, kendisinden faydalanılan hayvanların her cinsinden erkek ve dişi birer çift hayvanı gemiye koy. Üzerlerine boğulma emri takdir edilenler hâriç âile halkında bir de imân edenleri gemiye yükle.

Hud Suresi 40
حَتَّىٰ إِذَا جَاءَ أَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ قُلْنَا احْمِلْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ آمَنَ ۚ وَمَا آمَنَ مَعَهُ إِلَّا قَلِيلٌ
Ḥattâ iżâ câe emrunâ ve fâre't-tennûru qulne'ḥmil fîhâ min kullin zevceyni'ŝneyni ve ehleke illâ men sebeqa 'aleyhi'l-qavlu ve men âmen, ve mâ âmene me'ahû illâ qalîl.
"Nihâyet helak etme emrimizin azâbımızın vakti geldiği, tennûrun (fırının) taşıp fışkırdığı (yâhut gemi kazanının kaynadığı) zaman biz Nuh'a şöyle emreyledik ki, kendisinden faydalanılan hayvanların her cinsinden erkek ve dişi birer çift hayvanı gemiye koy. Üzerlerine boğulma emri takdir edilenler hâriç âile halkında bir de imân edenleri gemiye yükle. zâten Nuh'a imân edenler pek az idi."
Hud Suresi 41
وَقَالَ ارْكَبُوا فِيهَا بِسْمِ اللَّهِ مَجْرَاهَا وَمُرْسَاهَا ۚ إِنَّ رَبِّي لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Ve qâle'rkebû fîhâ bi'smi'llâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le ġafûrun rahîm.
"Nuh: 'Gemiyi harekete geçiren de durduran da Allah'ın adıyla mübarektir. Doğrusu Rabbim çok bağışlayan ve çok merhamet edendir' dedi."
Kamer Suresi 11-12
فَفَتَحْنَا أَبْوَابَ السَّمَاءِ بِمَاءٍ مُّنْهَمِرٍ . وَفَجَّرْنَا الْأَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَاءُ عَلَىٰ أَمْرٍ قَدْ قُدِرَ
Fe feteḥnâ ebvâbe's-semâi bi mâin munhemir. Ve feccernâ'l-arḍa 'uyûnen felteqâ'l-mâu 'alâ emrin qad qudir.
"Bunun üzerine göğün kapılarını şiddetle akan bir su ile açtık. Yerden de pınarlar fışkırttık. Böylece sular takdir edilmiş bir emir üzere birleşti."
Hud Suresi 42-43
وَهِيَ تَجْرِي بِهِمْ فِي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادَىٰ نُوحٌ ابْنَهُ وَكَانَ فِي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَب مَّعَنَا وَلَا تَكُن مَّعَ الْكَافِرِينَ . قَالَ سَآوِي إِلَىٰ جَبَلٍ يَعْصِمُنِي مِنَ الْمَاءِ ۚ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَ ۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقِينَ
Ve hiye tecrî bihim fî mevcin ke'l-cibâli ve nâdâ nûhun ibnehû ve kâne fî ma'zil, yâ buneyye'rkeb me'anâ ve lâ tekun me'a'l-kâfirîn. Qâle se âvî ilâ cebelin ya'ṣimunî mine'l-mâ', qâle lâ 'âṣime'l-yevme min emri'llâhi illâ men raḥim, ve ḥâle beynehume'l-mevcu fe kâne mine'l-muġraqîn.
"Gemi, onları dağlar gibi dalgalar arasında götürüyordu. Nuh, oğluna seslendi. Oğlu ayrı bir yerde duruyordu: 'Yavrucuğum! Bizimle gel, kâfirlerle olma!' dedi. Oğlu: 'Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım' dedi. Nuh: 'Bugün Allah'ın rahmetinden başka koruyacak kimse yoktur' dedi. Aralarına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu."

Tufanın Sonu

Tûfan altı ay devam etti. Altı ay sonra Allahü teâlânın emriyle yağmur kesilip sular çekildi. Nuh aleyhisselâmın gemisi Muharrem ayının onunda aşure günü Irak'ta Cûdi Dağı üzerine oturdu.

Hud Suresi 44
وَقِيلَ يَا أَرْضُ ابْلَعِي مَاءَكِ وَيَا سَمَاءُ أَقْلِعِي وَغِيضَ الْمَاءُ وَقُضِيَ الْأَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ ۖ وَقِيلَ بُعْدًا لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Ve qîle yâ arḍu'ble'î mâeki ve yâ semâu eqli'î ve ġîḍa'l-mâu ve quḍiye'l-emru vesta vet 'ale'l-cûdiyyi ve qîle bu'den li'l-qavmi'ż-żâlimîn.
"(Allah): 'Ey arz! Suyunu yut ve ey gök suyunu tut!' denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cûdi Dağı üzerine oturdu. Zâlimler topluluğuna da 'Uzak olsunlar!' denildi."
Mü'minun Suresi 28-29
فَإِذَا اسْتَوَيْتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي نَجَّانَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ . وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِي مُنزَلًا مُّبَارَكًا وَأَنتَ خَيْرُ الْمُنزِلِينَ
Fe iżâ'steveyte ente ve men me'ake 'ale'l-fulki fe quli'l-ḥamdu lillâhi'lleżî neccânâ mine'l-qavmi'ż-żâlimîn. Ve qul rabbi enzilnî munzelen mubâraken ve ente ḫayru'l-munzilîn.
"Sen ve berâberindekiler gemiye yerleşince; 'Bizi zâlim (kâfir) milletten kurtaran Allah'a hamd olsun. Rabbim, beni hareketli bir yere indir sen, indirenlerin en hayırlısısın.' de."

Mucizeleri

Nuh Aleyhisselâm'ın Mucizeleri

  • Kavminden bir fırka gelip, oturdukları beldedeki büyük taşları toprak yapmasını istemişlerdi. Allahü teâlâ Cebrâil aleyhisselâmı gönderip, "Resûlüme söyle, o taşlara eliyle işâret etsin." buyurdu. Nuh aleyhisselâm da buyrulduğu gibi yapıp eliyle işâret edince, o beldede bulunan bütün taşlar birden toprak oldular. Bunun üzerine on iki kişi imân etti.
  • Uzakta bulunan ve gözle görülemeyecek şeyleri görüp haber verirdi.
  • Susuz yerlerden su çıkarırdı.
  • İşâretiyle ağaçlar kökünden sökülüp başka yere geçerdi.
  • Duâsıyla kuru ağaçlar hemen meyve verirdi.
  • Duâsıyla bulutsuz olarak yağmur yağardı.
  • Kum, toprak, kil gibi şeyler, onun duâsıyla yiyecek maddeleri hâline gelirdi. Gemisi Cûdi Dağının üzerine oturunca, insanlar açlıktan kurtulmak için yiyecek isteklerinde duâ edince bir miktar toprak ve kum yitecek hâline geldi ve bunu yediler.
  • İmân ederek gemisine girip tufandan kurtulan insanlar çok az olmasına rağmen, onun duâsıyla çok kısa zamanda çoğalarak arttılar.
  • Eliyle yere diktiği bir ağaç fidanı o anda çeşitli renklerde meyve verdi.

Sonuç

Bundan sonra insanlar Nuh aleyhisselâmın üç oğlundan türedi. Bu bakımdan Nuh aleyhisselâma ikinci Âdem denildi. Nuh aleyhisselâm bin yaşında vefât etti. Nuh aleyhisselâm Kur'ân-ı kerim'de şekür (çok şükreden kul) sıfatıyla anılmış olup, birçok âyet-i kerimede ondan bahsedilmektedir. Ayrıca Kur'ân-ı kerim'deki sûrelerden biri de Nuh sûresi olup, bu sûrede Nuh aleyhisselâmdan bahsedilmektedir. Ülü'l-azm peygamberler arasında Neciyullah (Allahü teâlâya karşı devamlı olarak teveccühte ve münâcaatta bulunup, ilâhi feyzleri alan) denilen Nuh aleyhisselâm hakkında Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerde buyurdu ki: "Melek-ül mevt (Azrail aleyhisselâm) Nuh'a (aleyhisselâm) geldiğinde dedi ki: ''Ey Nuh ey peygamberlerin en büyüğü (en yaşlısı), ey uzun ömürlü ve ey duâsı kabul olunan! Dünyâyı nasıl gördün?'' Nuh (aleyhisselâm) dedi ki: ''Şöyle bir kimse gibi ki, kendisine iki kapısı olan bir ev yapılmış da birinden girmiş diğerinden çıkmıştır.''"


Yazar
Ravza Radyo
Bugün 929 ziyaretçi (1048 klik) kişi burdaydı!
Reklam Alanları
Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver
Canli Yayin Ravza Radyo Ana
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol