((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯)) Ravza Radyo | İslami Radyo, Teknoloji, Yapay Zeka, Forum ve Dini İçerik
Bismillahirrahmanirrahim / بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Hicri yükleniyor...
Miladi yükleniyor...
--:--:--
İmsak --:-- Güneş --:-- Öğle --:-- İkindi --:-- Akşam --:-- Yatsı --:--
Reklam
Canlı Stüdyo Ravza Haber Saati 13:00
×

Ravza Radyo'da Ara

Neredeyim: veda tavafi Sayfamıza Hoşgeldiniz
Buradasın : veda tavafi

Ravza- Radyo Sayfamıza Hoş Geldiniz

((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯))

veda tavafi

Vedâ Tavafı
Reklam
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Peygamber Efendimiz
Bismillahirrahmanirrahim

Vedâ Tavafı

Zilhicce'nin 14'ü, Çarşamba günü

Resûl-i Kibriya Efendimiz, sabah namazından önce, Beytullah'a tavaf için gidileceğini ashab-ı kirama ilan etti; daha sonra, Kâbe-i Muazzama'ya gidip Veda Tavafı yaptı.[1]

Medine'ye Dönüş

Resûl-i Kibriya Efendimiz ve ashab-ı kiram, Veda Tavafından sonra, Mekke-i Mükerreme'den Medine-i Münevvere'ye doğru yola çıktılar. Gadir-i Hum vadisinde konakladılar. Efendimiz orada öğle namazını kıldırdı. Namaz bitince ashabına şöyle hitap etti:

Peygamberimizin Sözü
"Ey insanlar! Biliniz ki ben de insanım! Çok sürmez; Yüce Rabbimin elçisi gelecek, beni ebedî âleme çağıracak. Ben de onun davetine icâbet edeceğim. Yakında size veda edeceğim!

Eğer sadâkatle sarılırsanız, sizi doğru yolda muhafaza edecek iki şey bırakıyorum: Onların birincisi Allah'ın kitabı Kur'an'dır; ki içinde hidayet ve nur vardır. Ona sımsıkı sarılınız! İkincisi de Ehl-i Beytimdir."[2]
Ahmed İbn Hanbel, Müsned, c. 4, s. 367; Müslim, Sahih, c. 4, s. 1873

Bu sözlerinden sonra Hz. Ali'nin elinden tuttu.

Peygamberimizin Sözü
"Ben kimim Mevlâsı isem, Ali de onun Mevlâsıdır. Allahım! Ona dost olana dost, düşman olana düşman ol!"[3]
Ahmed İbn Hanbel, Müsned, c. 4, s. 281, 368, 370; Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 633

Resûl-i Kibriya Efendimizin yakında ebedî âleme göç edeceğini haber veren yukarıdaki sözleri, ashab-ı kiramı hüzne gark etti. Uğrunda canlarını feda ettikleri, öz nefislerinden daha çok sevdikleri Kâinatın Efendisi, aralarından gidecekti!

Şimdiden adeta kendilerini birer yetim kabul edip gözyaşları döküyorlardı!

Açıklama: Resûl-i Kibriya Efendimizin, biz Müslümanlara bıraktıkları arasında ikinci olarak "Ehl-i Beyt'ini zikretmesi mânidardır. Bu hususta Bediüzzaman Hazretlerinin şu açıklamasını da nakletmemiz yerinde olacaktır:

"Resûl-i Ekrem (a.s.m.), gayb-âşina nazarıyla görmüş ki: Âl-i Beyt'i, Âlem-i İslam içinde bir şecere-i nuraniye hükmüne geçecek. Âlem-i İslam'ın bütün tabakatında kemâlât-ı insanîye dersinde rehberlik ve mürşidlik vazifesini görecek zâtlar, ekseriyet-i mutlaka ile Âl-i Beyt'ten çıkacak. Yâni, nasıl ki millet-i İbrahimîye'de ekseriyet-i mutlaka ile nurani rehberler Hz. İbrahim'in (a.s.) âlinden, neslinden olan enbiya olduğu gibi; ümmet-i Muhammedîye'de de (a.s.m.) vezâif-i azîme-i İslamiyet'te ve ekser turuk ve mesalikinde Enbiya-i Benî İsrail gibi, Aktab-ı Âl-i Beyt-i Muhammedîye'yi (a.s.m.) görmüş. Onun için

قُلْ لَٓا اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبىٰ
"De ki: Ben buna karşılık sizden, sadece yakınlarıma sevgi istiyorum." (Şûrâ, 23)
demesiyle emrolunarak, Âl-i Beyt'e karşı ümmetin meveddetini istemiş. Bu hakikati teyit eden diğer rivâyetlerde ferman etmiş: 'Size, iki şey bırakıyorum. Onlara temessük etseniz, necat bulursunuz. Biri Kitabullah, biri Âl-i Beytim.' Çünkü, sünnet-i seniyyenin menbaı ve muhâfızı ve her cihetle iltizam etmesiyle mükellef olan, Âl-i Beyt'tir.

İşte, bu sırra binaendir ki Kitab'a ve sünnete ittiba unvanıyla bu hakikat-i hadîsiyye bildirilmiştir. Demek, Âl-i Beyt'ten, vazife-i risâletçe muradı sünnet-i seniyyesidir. Sünnet-i seniyyeye ittibaı terk eden, hakikî Âl-i Beyt'ten olmadığı gibi, Âl-i Beyt'e hakikî dost da olamaz."

Bediüzzaman Said Nursî, Lem'alar, s. 19-20

Medine'ye Varış

Medine görününce, Peygamber Efendimiz üç defa tekbir getirdi. Sonra âdetleri olan duayı yaptı:

Peygamberimizin Duası
"Allah'tan başka ilâh yoktur. Allah tektir, şerîki yoktur. Mülk O'nundur. Bütün hamd de O'na mahsustur. O, her şeye kâdirdir. Rabbimize yönelici, günahlarımızdan tevbe edici, Rabbimize kulluk, secde ve hamd edici olarak dönüyoruz."[4]
Ahmed İbn Hanbel, Müsned, c. 4, s. 187-189; Ebû Dâvûd, Sünen, c. 3, s. 91

Medine'ye girilince, Efendimiz, doğruca Mescid-i Şerif'e vardı. Orada iki rekât namaz kıldıktan sonra hâne-i saadetine döndü.

Bu, Resûl-i Kibriya Efendimizin ilk ve son haccı oldu.


[1] Buharî, Sahih, c. 1, s. 82.

[2] Ahmed İbn Hanbel, Müsned, c. 4, s. 367; Müslim, Sahih, c. 4, s. 1873.

[3] Ahmed İbn Hanbel, a.g.e., c. 4, s. 281, 368, 370; Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 633.

[4] Ahmed İbn Hanbel, a.g.e., c. 4, s. 187-189; Ebû Dâvûd, Sünen, c. 3, s. 91.

Yazar
Salih Suruç
Geri Dön
Bugün 24 ziyaretçi (31 klik) kişi burdaydı!
Reklam Alanları
Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver
Canli Yayin Ravza Radyo Ana
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol