Bu Akşam Hindistan'da
Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.
Hz. Süleyman (a.s.), Azrail (a.s.) ve Kader
Hz. Süleyman'ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman'la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar:
"Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin? Derdin nedir? Söyle bana..."
Adam telaş içinde:
"Peki ne yapmamı istiyorsun?"
Adam yalvarır:
Hz. Süleyman, adamın haline acır. Rüzgarı çağırır ve: "Bu adamı hemen al. Hindistan'a bırak!" emrini verir. Rüzgar bu... Bir eser, bir kükrer. Adamı alır ve bir anda Hindistan'da uzak bir adaya götürür.
Öğleye doğru Hz. Süleyman, divanı toplayarak gelenlerle görüşmeye başlar. Bir de ne görsün, Azrail (a.s.) da topluluğun içine karışmış, divanda oturmaktadır. Hemen yanına çağırır:
Azrail (a.s) cevap verir:
Osman Nuri, Mesnevi Bahçesinden Bir Testi Su
- Hiçbir kul, kendi ecelini ne erteleyebilir ne de öne alabilir.
- Allah'ın takdir ettiği yer ve zaman, mutlaka gerçekleşir.
- İnsanlar bazen vesvese ve vehimle yanlış değerlendirmeler yapabilir.
- Kaderin hikmetine teslim olmak, imanın bir gereğidir.
Bu Akşam Hindistan'da - Özet
Hz. Süleyman (a.s.): Rüzgara emrederek adamı Hindistan'a gönderir.
Adam: Azrail'den korkar, ecelinden kaçmaya çalışır.
Azrail (a.s.): Adama hayretle bakar, öfkeyle değil.
Rüzgar: Adamı bir anda Hindistan'a ulaştırır.
Gerçek: Allah, Azrail'e "Bu akşam Hindistan'da canını al" diye emretmiştir.
Ders: Hiçbir insan ecelinden kaçamaz; kaderinde ne varsa o olur.
Kaynakça:
Kur'ân-ı Kerîm (A'raf Suresi 7/34; Zümer Suresi 39/42)
Buhârî, "Bed'u'l-Halk", 6; Müslim, "Kader", 1
Osman Nuri, Mesnevi Bahçesinden Bir Testi Su
