Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.
Cennette insanların nefislerinin hoşuna gidecek, canlarının istediği ve arzuladıkları son derece lezzetli pek çok yiyecek olduğu Kuran'da ve Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirilir. Özellikle dünyada da makbul yiyecekler arasında olan et ve meyvenin her çeşidi cennet ehline bol bol sunulacaktır.
Vakıa Suresi 20-21
وَفَاكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Ve fâkihetin mimmâ yetehayyerûn, ve lahmı tayrin mimmâ yeştehûn.
"Arzulayıp-seçecekleri meyveler, canlarının çektiği kuş eti."
Vakıa Suresi 24
جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Cezâen bimâ kânû ya'melûn.
"Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur)."
Hem Kuran ayetlerinde hem de hadislerde cennet ehline sunulan bazı nimetlerin dünyadakilerle benzer olduğuna dikkat çekilmektedir.
Bakara Suresi 25
... كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِن ثَمَرَةٍ رِّزْقًا ۙ قَالُوا هَٰذَا الَّذِي رُزِقْنَا مِن قَبْلُ ۖ وَأُتُوا بِهِ مُتَشَابِهًا ۖ وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُّطَهَّرَةٌ ۖ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
... Kulle mâ ruzikû minhâ min semeretin rızkan kâlû hâzellezî ruziknâ min kabl(kablu), ve ûtû bihî muteşâbihâ, ve lehum fîhâ ezvâcun mutahheratun ve hum fîhâ hâlidûn.
"(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: 'Bu daha önce de rızıklandığımızdır' derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır."
Cennet nimeti olarak sunulan yiyeceklerin her biri hem estetik güzelliğe sahiptirler hem de son derece lezzetli yiyeceklerdir. Bunlardan özellikle meyveler görünüşleri, renkleri, kokuları ve kendilerine has tatları ile birbirlerinden güzeldirler.
Enbiya Suresi 102
... هُمْ فِي مَا اشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَالِدُونَ
... Hum fî meştehet enfusuhum hâlidûn.
"... Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar."
Örneğin çilek pek çok kişinin severek yediği, kokusundan ve lezzetinden çok hoşlandığı bir meyvedir. Fakat tüm güzelliğine rağmen çilek çok yendiği takdirde kimi bünyelerde alerjik tepkilere yol açabilir. Bu, dünya hayatına has bir eksikliktir. Dünyada tüm nimetler gibi meyvelerin de pek çok açıdan kusurlu yanları vardır. Yetiştirilmelerinden başlayarak, satın alınmalarına, yıkanmalarına, ayıklanmalarına kadar pek çok zahmetli aşamadan geçerler. Verilen tüm emeklere rağmen kimi zaman çürür, kimi zaman da tatları eksik olur. Kısacası insanlar bir şeyler yerken aslında pek çok eksikliğin, zorluğun da üstesinden gelmeye çalışırlar. Dünya hayatına mahsus olarak yiyeceklerin hepsi belli bir kusur ile yaratılarak insanların bu nimetlerin asıllarına özlem duymalarına sebep olurlar. Üstelik ne kadar sevilen bir yiyecek olursa olsun sürekli yendiği takdirde bu yiyecekten alınan zevk ilk baştaki kadar yoğun olmaz.
Cennetteki yiyecek ve meyveler ise cennet ehlinin önüne kusursuz ve zahmetsiz olarak gelirler.
İnsan Suresi 14
وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلًا
Ve dâniyeten aleyhim zılâluhâ ve zullilet kutûfuhâ tezlîlâ.
"(Meyvelerin) gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış."
Allah bu ayetiyle bu meyvelere ulaşmanın son derece kolay olduğunu bildirmiştir. Cennette dalından koparılan bu meyveler toz, kir olmaksızın tertemizdir ve lezzetleri de mükemmeldir.
Zuhruf Suresi 72-73
وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّتِي أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۞ لَكُمْ فِيهَا فَاكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ
Ve tilkel cennetulletî ûristumûhâ bimâ küntüm ta'melûn. Lekum fîhâ fâkihetun kesîratun minhâ te'kulûn.
"İşte, yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur. Orda sizin için birçok meyveler vardır; onlardan yiyeceksiniz."
Hadis-i Şerif
"Onu meyveleri aşağıya sarkan yüksek cennete koyun!"
Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 413/10120
Cennette yemek ihtiyaçtan değil, Allah'tan bir nimet ve ikram olarak zevk için yenmektedir. Orada iman edenler acıkma, susama gibi dünyaya dair acizliklerden arındırılmışlardır.
Muharref İncil'den Alıntı
"Artık acıkmayacak, artık susamayacaklar..."
Yuhanna'ya Gelen Esinleme, 7. bölüm, 16
Cennet nimetlerinin ayet ve hadislerde vurgulanan bir diğer özelliği de çok bereketli olmalarıdır. Allah ahiret yurdu için, orada rızkın hesapsızca olduğunu ve tükenmenin söz konusu olmadığını Sad Suresi'ndeki ayetlerde şöyle bildirmektedir:
Sad Suresi 53-54
هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ ۞ إِنَّ هَٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِن نَّفَادٍ
Hâzâ mâ tûadûne li yevmil hisâb(hisâbi), inne hâzâ le rızkunâ mâ lehû min nefâd.
"İşte hesap günü size va'dedilen budur. Şüphesiz bu, Bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok."
İncil'den Alıntı
"Geçici olan yiyecek için değil, sonsuz yaşam boyunca kalan yiyecek için çalışın..."
Yuhanna, 6. bölüm, 27
Meyvelerin Bolluğu
Meyveler vücudu zehirli etkilerden temizleyen, hastalıklara karşı vücuda direnç veren, vitamin ve mineral bakımından çok zengin, insana ferahlık veren, sağlık ve güzellik kazandıran tertemiz yiyeceklerdir.
Hadis-i Şerif
"Sidretü'l-Münteha ağacının meyvesinden her bir meyve yarılınca içinden yetmiş iki renk ve çeşit yemek çıkar ki orada öbürüne benzeyen hiçbir renk ve çeşit yoktur."
Tezkireti'l Kurtubi, s. 312/517
Peygamberimiz (sav) bu hadisinde cennetteki meyvelerin renklerine ve çeşitliliklerine dikkat çekmiştir. Nimetlerin bu şekilde birbirlerinden farklı olmaları insanların çok hoşlarına gidecek bir güzelliktir. Bir şeyin hep aynı şekilde, aynı kokuda, lezzette ya da renkte olmasındansa her seferinde ilk defa görülüyormuş gibi heyecan uyandıracak şekilde değişikliklerle yaratılması çok büyük bir sürprizdir. Aynı zamanda bu, Allah'ın sonsuz yaratma gücünün ve sanatının delillerinden sadece bir tanesidir.
Vakıa Suresi 28-29
فِي سِدْرٍ مَّخْضُودٍ ۞ وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
Fî sidrin mahdûd, ve talhın mandûd.
"Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları), üst üste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları."
Hadis-i Şerif
"Cennet ehlinin en aşağı derecede olanının baş ucunda 10.000 hizmetçi, her hizmetçinin elinde farklı renkte altın ve gümüşten iki sahan ve içlerinde ayrı ayrı meyveler vardır. En son yediğini de ilk iştiha (açlıktan gelen istek, haz) ile yer..."
Ramuz el-Ehadis-1, s. 71/5
Hadisten anlaşıldığı gibi cennetteki nimetler cennet ehlinin en zevk alacakları şekilde kendilerine sunulacaktır. Kendilerine hizmet amacıyla yaratılmış ve bu hizmeti zevkle ve özenle yapan hizmetkarların altın ve gümüş kaplarda sundukları çeşit çeşit meyveler cennet ehline Allah'tan bir ağırlamadır.
Fussilet Suresi 31-32
... لَكُمْ فِيهَا مَا تَشْتَهِي أَنفُسُكُمْ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَدَّعُونَ ۞ نُزُلًا مِّنْ غَفُورٍ رَّحِيمٍ
... Lekum fîhâ mâ teştehî enfusukum ve lekum fîhâ mâ teddeûn( teddeûne), nüzulen min ğafûrin rahîm.
"... Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir. Çok bağışlayan, çok esirgeyen (Allah)'tan bir ağırlanma olarak."
Hadis-i Şerif
"... Cennetin meyvesinden koparınca, yerine yenisi biter."
Ramuz el-Ehadis-1, s. 98/9
Hadis-i Şerif
"Bir köylü Arap, 'Ey Allah'ın Resulü cennetin içinde meyve var mıdır?' diye sordu. Resulullah: 'Evet Tuba denilen bir ağaç vardır' buyurdu. O zat: 'Ya Resulullah bizim arazimizdeki hangi ağaç ona benzer?' dedi. Resulullah: 'Senin arazindeki ağaçlardan hiçbir şey ona benzemez. Fakat sen hiç Şam'a geldin mi? Çünkü orada ceviz denilen bir ağaç var ki bir gövde üzerine biterek yukarısı -yani dalları- yayılır. İşte bu ağaç Tuba ağacına benzer' buyurdu. O zat: 'Ya Resulullah, o ağacın dip gövdesinin kalınlığı ne kadardır?' dedi. Allah'ın Resulü: 'Senin ev halkının develerinden beş yaşına basan genç bir deve yola çıksa dibini dolaşıp kuşatamaz da nihayet ihtiyarlığından boynu kırılır' buyurdu. Köylü Arap: 'Cennette üzüm var mı?' diye tekrar sordu. Resulullah: 'Evet vardır' buyurdu. O zat: 'O üzümün salkımının büyüklüğü ne kadardır?' dedi. Resul-i Ekrem: 'Alaca karganın hiç durmadan bir aylık uçup gideceği mesafe kadar' buyurdu. O zat: 'O üzümün taneleri(nin büyüklüğü) ne kadardır?' dedi. Allah'ın Resulü: 'Büyük kova gibidir' buyurdu. O zat: 'Ey Allah'ın Resulu, o üzüm tanesi beni ve ev halkımı muhakkak doyurur' dedi. Resulullah: 'Evet seni ve ev halkını ve akrabanın ekserisini doyurur… Cennetin hurması ağacın dibinden dallarına doğru intizamlı bir şekilde yığılıp istif edilmiştir. Meyveleri büyük testiler misalidir. Ne zaman bir meyve koparılsa yerine başkası gelir. Cennetin suyu çukur olmayan yerlerden akar. Cennet üzümünün her bir salkımı on iki arşındır.'"
Tezkireti'l Kurtubi, s. 312-313/518
Mürselat Suresi 43
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Kulû veşrebû henîen bimâ küntüm ta'melûn.
"Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için."
Cennet meyveleri düşünülürken, dünyadakilerle sınırlı düşünülmemelidir. Peygamber Efendimiz (sav)'in yukarıdaki hadisinde yalnız birkaç meyvenin farklı yaratılışı örnek olarak verilmiştir. Ancak cennet istenen herşeyin en güzel şekliyle var olacağı, aklımıza gelmeyen fakat çok hoşumuza gidecek daha pek çok nimeti içinde barındıran bir mekandır.
Kuran'da cennet meyvelerinden bahsedilen ayetlerden birkaçı şöyledir:
Vakıa Suresi 28-29
فِي سِدْرٍ مَّخْضُودٍ ۞ وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
Fî sidrin mahdûd, ve talhın mandûd.
"Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları), üst üste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları."
Rahman Suresi 68
فِيهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ
Fîhimâ fâkihetun ve nahlin ve rummân.
"İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır."
Vakıa Suresi 32-33
وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ ۞ لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
Ve fâkihetin kesîrah(kesîratin), lâ makdûatin ve lâ memnûah.
"Ve (daha) birçok meyveler arasında, kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler)."
Saffat Suresi 41-43
أُولَٰئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ ۞ فَوَاكِهُ ۖ وَهُم مُّكْرَمُونَ ۞ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ
Ulâike lehum rızkun ma'lûm, fevâkih(fevâkihu), ve hum mukramûn(mukramûne), fî cennâtin naîm.
"İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır. Çeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir. Nimetlerle donatılmış (naim) cennetlerde."
Cennetteki Yiyeceklerden Örnekler: Hurma
Hadis-i Şerif
"Bir kişi, 'Ya Resulullah cennetin içinde hurma var mıdır? Çünkü ben hurmayı seviyorum' diye sordu. Resulullah: 'Evet vardır. ... cennet hurmalarının altından dalları vardır. Budaklarının başları altındandır. Altından budakları vardır. Alemlerden herhangi bir kimsenin görmekte olduğu elbiselerin en güzeli gibi yaprakları vardır. Altından hurma salkımları vardır. Hurma salkımlarının çöpü de altındandır. Altından hurma tanesinin dibinde yapışık pul gibi şeyler vardır. Büyük küpler gibi meyveler var ki (onlar) köpükten yumuşak, baldan tatlıdır.'"
Tezkireti'l Kurtubi, s. 315/522
Hadis-i Şerif
"Cennetteki hurma ağacının dalları kırmızı altındır. Sapları yeşil zümrüttür. Yaprakları ipek gibidir. Meyvesi kule gibi iri taneli, kaymaktan yumuşak ve çekirdeksizdir."
Ramuz el-Ehadis-2, s. 451/4
Dikkat edilecek olursa cennetteki her detay bizim tanıdığımız, bildiğimiz en gözalıcı ve kıymetli şeylerle kıyas edilerek görünümleri ve lezzetleri ile ne kadar değerli birer nimet oldukları vurgulanmaktadır. Örneğin cennetteki hurma ağacının dalları altına, yaprakları çok güzel ve değerli bir kumaş olan ipeğe benzetilmiştir.
Fussilet Suresi 31-32
... لَكُمْ فِيهَا مَا تَشْتَهِي أَنفُسُكُمْ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَدَّعُونَ ۞ نُزُلًا مِّنْ غَفُورٍ رَّحِيمٍ
... Lekum fîhâ mâ teştehî enfusukum ve lekum fîhâ mâ teddeûn( teddeûne), nüzulen min ğafûrin rahîm.
"... Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir. Çok bağışlayan, çok esirgeyen (Allah)'tan bir ağırlanma olarak."
Hadis-i Şerif
"Cennette hurma ağaçlarının dalları yeşil zümrüttür. Budakları kırmızı altındır. Yaprakları cennet ahalisi için giyecek kıyafetleridir. Onun bir kısmı kısa (iç) elbiseleri, bir kısmı da içi astarlı dış elbiseleridir. Cennet hurmasının meyvesi büyük testiler ve kovalar gibidir. Sütten daha beyaz, baldan tatlı, köpükten yumuşaktır. İçinde de çekirdek yoktur."
Tezkireti'l Kurtubi, s. 314
Yukarıdaki hadiste mücevherlerle tarif edilen hurmanın, görünümün yanı sıra lezzetinin de Allah'ın dilemesiyle çok mükemmel olacağı vurgulanmaktadır.
İncir
Hadis-i Şerif
"Peygamber Efendimiz (sav) bir tabak incir hediye edilip ondan yedi ve sahabelerine: 'Bundan yeyiniz. Eğer ben bir meyvenin cennetten indiğini söylersem işte cennetten inen meyve bu incirdir.' buyurdu."
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 313
İncir Kuran'da ismi geçen ve dikkat çekilen meyvelerden biridir. (Tin Suresi, 1) Meyveler arasında en yüksek mineral kaynaklarından biri olan incir, enerji veren bir yiyecek olması bakımından da özel bir yere sahiptir.
Karpuz
Hadis-i Şerif
"Karpuzdan faydalanınız ve ona ta'zim (saygı) ediniz. Çünkü onun suyu cennetten, tadı da cennet tadındandır... karpuz cennet (meyvelerin)dendir."
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 313
Bakara Suresi 221
... وَاللَّهُ يَدْعُو إِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِإِذْنِهِ ۖ وَيُبَيِّنُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
... Vallâhu yed'û ilâl cenneti vel mağfireti bi iznihî, ve yubeyyinu âyâtihî lin nâsi leallehum yetezekkerûn.
"... Onlar, ateşe çağırırlar, Allah ise Kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt alıp-düşünürler."
Muz
Hadis-i Şerif
"Dünyada cennet meyvesine benzeyen şey ancak muzdur. Çünkü Allah Teala (cennetin yemişi hakkında), 'Onun yemişleri devamlıdır' buyurmuştur. Sen ise muzu, yaz ve kış senenin her mevsiminde bulabilmektesin."
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 312-313
Nitekim cennet tasvirlerinin yapıldığı ayetlerde, Allah bu meyveden şöyle bahsetmektedir:
Vakıa Suresi 28-33
فِي سِدْرٍ مَّخْضُودٍ ۞ وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ ۞ وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ ۞ وَمَاءٍ مَّسْكُوبٍ ۞ وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ ۞ لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
Fî sidrin mahdûd, ve talhın mandûd, ve zıllin memdûd, ve mâin meskûb, ve fâkihetin kesîrah, lâ makdûatin ve lâ memnûah.
"Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları). Üst üste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları. Yayılıp-uzanmış gölgeler. Durmaksızın akan su(lar). Ve (daha) birçok meyveler arasında. Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler)."
Muz kendine has aromasıyla, benzersiz lezzeti ve sayısız faydasıyla pek çok kişinin sevdiği bir nimettir. Fakat kuşkusuz cennetteki muz da diğer tüm nimetler gibi, dünyadakinden çok daha kusursuz, çok daha lezzetli ve güzel kokulu olacaktır. En doğrusunu Allah bilir.
Et
Ayet ve hadislerde meyve dışında bahsi geçen nimetlerden biri de ettir.
Tur Suresi 22
وَأَمْدَدْنَاهُم بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Ve emdednâhum bi fâkihetin ve lahmim mimmâ yeştehûn.
"Onlara, istek duyup-arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik."
Hadis-i Şerif
"Cennet halkının ekmek katığının en faziletlisi, en nefisi ettir. Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun."
Tezkireti'l Kurtubi, s. 363/654
Kuran'da ve hadislerde özellikle dikkat çekilen et çeşidi ise kuş etidir.
Vakıa Suresi 21
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Ve lahmı tayrin mimmâ yeştehûn.
"Canlarının çektiği kuş eti."
Hadis-i Şerif
"Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır."
Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123
Et türleri arasında Kuran'da bahsi geçenlerden özellikle "bıldırcın eti" makbul bir yiyecektir. Bu nimet cennette bolca bulunacak, Müslümanlara en güzel şekilde sunulacaktır. (En doğrusunu Allah bilir.)