Nikâhın Şartları ve Nikâh Kıyılması
Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.
Nikâhın Şartları ve Nikâh Kıyılması
Birinci Şart: Müslüman kızın Müslüman erkekle evlenmesidir. Müslüman olmayan erkekle evlenemez. Evlenmeye karar verdiği anda, kâfir olur. Çünkü Allahü teâlâ, "Evlenilmez" buyuruyor. Evlenen bu emri inkâr etmiş olur. Müslüman erkek de, aynı şekilde müşrik, dinsiz bir kadınla evlenemez. O da, evlenmeye karar verdiği anda kâfir olur. Ehl-i kitap olan, yani Yahudi veya Hristiyan kızla evlenmek caizse de tahrimen mekruhtur, yani günahtır. Müslüman kız ise ehl-i kitap da olsa hiçbir kâfir erkekle evlenemez.
Dinimizde küfv (denk) olmak önemlidir. Küfv, Hanefî'de, soyda, malda, dinde ve şerefte birbirine denk olmak demektir. Kızla erkeğin din bilgileri, takva, nesep, mevki ve servet bakımından denk olmaları lazımdır. Denk olmak, erkeğin salih Müslüman olması, Ehl-i sünnet itikadında olması, namaz kılması, içki içmemesi, yani İslamiyet'e uyması ve nafaka kazanacak kadar iş sahibi olması demektir. Damadın, yalnız mal mülk ve makam sahibi olmasını isteyen, kızlarını felakete sürüklemiş, Cehenneme atmış olur. Kız da, namaz kılmalı ve günahlardan sakınmalıdır.
İkinci Şart: Şahitlerin bulunmasıdır. Hanefî'de, şahit olarak, âkıl ve baliğ Müslüman iki erkek veya bir erkekle iki kadının bulunması lazımdır. Çocukla delinin şahitliği geçerli olmaz.
Üçüncü Şart: İcap ve kabuldür. Yani sözleşmedir.
Bu üç şart yerine gelirse nikâh sahih olur. Verilmesi vacib olan mehir konuşulmasa da nikâh sahihtir, ama nikâhta vacib olan mehir tespit edilmelidir. Duruma göre, mehir az veya çok istenebilir. Mehir vermek vacibdir. Peygamber efendimiz, "Mehir vermemek niyetiyle nikâhlanan, Kıyamette hırsızlarla haşrolur" buyurmuştur.
Mehir iki kısımdır: Mehr-i muaccel, acele verilmesi gereken mehir demektir. Mehr-i müeccel, hemen verilmeyip daha sonra, vefat veya boşanma durumunda verilmesi gereken mehir demektir.
Bu devirde dini bilenler azaldığı için, nikâh kıyacak kimse, damada ve geline, Allahü teâlânın sıfatlarını sayıp, İmanın ve İslam'ın şartlarını da söyledikten sonra, "Kabul ettin mi?" diye sorar. Evet cevabını alıp, damatla gelinin Müslüman olduğu böylece anlaşıldıktan sonra nikâhları kıyılır.
Bu duayı Peygamber efendimiz ve bütün âlimler, veliler okudular. Bunu okuyunca, karı koca arasında, ölünceye kadar muhabbet mevcut olur, rahat ve huzur içinde yaşarlar. Evlerinden bereket eksik olmaz.
Farklı Durumlarda Nikâh Kıyılması
Damat var, gelin yoksa
Nikâh kıyacak kimse, damada, Allahü teâlânın sıfatlarını sayıp, imanın ve İslam'ın şartlarını anlatır ve "Bunları kabul ettin mi?" diye sorar. Gelinin vekiline de, gelinin, bilip bilmediğini, yani Müslüman olup olmadığını sorar. Müslüman olduğu anlaşıldıktan sonra gelinin adını (Ahmet kızı Fatma) ve gelinin vekilinin adını babasının adıyla birlikte yazar. Sonra damadın adını (Hasan oğlu Ali) yazar. Sonra iki erkek şahidin adını, babalarının isimleriyle birlikte yazar. Sonra, uyuşulan mehr-i müecceli ve mehr-i muacceli yazar.
Gelin var, damat yoksa
Nikâh kıyacak kimse, geline, Allahü teâlânın sıfatlarını sayıp, imanın ve İslam'ın şartlarını anlatır ve "Bunları kabul ettin mi?" diye sorar. Damadın vekiline de, damadın, bunları bilip bilmediğini, yani Müslüman olup olmadığını sorar. Müslüman olduğu anlaşıldıktan sonra gelinin adını (Ahmet kızı Fatma) yazar. Sonra damadın adını (Hasan oğlu Ali) ve damadın vekilinin adını babasının adıyla birlikte yazar. Sonra Müslüman iki erkek şahidin adını, babalarının isimleriyle birlikte yazar. Sonra, uyuşulan mehr-i müecceli ve mehr-i muacceli yazar.
Damat ve gelin yoksa
Nikâhı herkes kıyabilir, imamların kıyması gerekir diye bir şart yoktur. Nikâhı kıyacak kimse, gelinin ve damadın vekillerine, damadın ve gelinin, Allahü teâlânın sıfatlarını, imanın ve İslam'ın şartlarını bilip bilmediklerini, yani Müslüman olup olmadıklarını sorar. Müslüman oldukları anlaşıldıktan sonra gelinin adını (Ahmet kızı Fatma) ve gelinin vekilinin adını babasının adıyla birlikte yazar. Sonra damadın adını (Hasan oğlu Ali) ve damadın vekilinin adını babasının adıyla birlikte yazar. Sonra Müslüman iki erkek şahidin adını, babalarının isimleriyle birlikte yazar. Sonra, uyuşulan mehr-i müecceli ve mehr-i muacceli yazar.
Yukarıda bildirildiği gibi tecdid-i iman ve tecdid-i nikah yaptırıldıktan sonra, istigfar ile Euzü Besmele'den sonra hamd duası okunur, Nur suresinin 32. âyeti okunur, hadis okunur, sonra gelinin vekiline veya geline, sonra damada veya damadın vekiline icap ve kabul yaptırılır, üçer kere sorulup "Evet" cevabı alındıktan sonra nikâh kıyılır ve nikâh duası okunur.
Kaynakça:
Kur'ân-ı Kerîm (Nur Suresi 24/32)
Hadis-i Şerifler
Hanefî Fıkhı - Nikâh Bahsi
İmam-ı A'zam Ebu Hanife - İctihadları
R. Nasıhin - Mehir Hadisi
