Örtünme Fıtrî Bir Olaydır
Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.
İNSANLIĞIN ORTAK DEĞERİ ÖRTÜNME
Başörtüsü Yasağına Dair Hukuk Raporu
Av. Muharrem BALCI
Yukarıdaki ayetlerden çıkarılacak önemli bir ders de, örtünme olayının fıtri bir olay olmasıdır. Hz. Adem ve eşinin, çıplak kalır kalmaz herhangi bir dış etki olmadan, gayrı iradi olarak üstlerini yapraklarla örtmeye çalışmaları, fıtratın tezahüründen başka bir şey değildir.
Tıpkı yeni doğan bir bebeğin annesinin memesine; tıpkı yumurtadan çıkan su kaplumbağası yavrularının suya yönelmesi gibi bir olaydır bu. Allah'ın insan bünyesine yerleştirdiği ilahi programın en doğal bir tezahürü. Herhangi bir hanımın bir toplulukta eteğinin açılması üzerine eteklerini örtme konusunda gösterdiği gayrı iradi tepki, böyle bir yazılımın sonucudur. Yazılımda var olan haya duygusunun harekete geçmesi ile gösterilen bir tepki olmuştur. Bu olay, insanî ilişkilere haya duygusunun girdiği andır.
Halkın deyişi ile 'ar damarı patlamamış' olanların normal giysileri ne olursa olsun gösterdikleri ilk tepki örtünme istikametinde olmaktadır.
Bu olaydan çıkarılabilecek diğer bir ders de Hz. Adem'le eşinin hata yaptıklarını, suç işlediklerini kabul edip tevbe etmiş olmalarıdır. İblis gibi büyüklenip suçlarını inkar etmemişlerdir. Bir suç karşısında İblis'in kibirlenip isyanı, Hz. Adem'in kabul edip tevbe etmesi, iki farklı davranış biçimidir. Birinin helaki, diğerinin kurtuluşu söz konusudur. Nitekim Allah Hz. Adem'in tevbesini kabul etmiş, onu doğru yola iletmiş ve onu görevlendirmiştir.
Bugün de hangi suçu işlemiş olursa olsun insanların, hulûs-i kalp ile tevbe etme hakları vardır. Şeytanların tuzakları ile dolu bir dünyada yapılacak bir tevbe Allah indinde, kimbilir, çok kıymetli olabilir. Onun için 'Ey Allah'ın kulları Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin' çağrısı, Allah'ın insanlara bir lütfudur. Bugün için insanların en çok muhtaç oldukları çok temel bir olgudur bu.
Hz. Adem ve eşi Allah tarafından cennetten çıkarılarak affedilmişlerdir. Onlar bir başka koordinat sistemine, bir başka uzaya, dünyaya, İblis'le düşman kılınarak gönderilmişlerdir. Dünyaya gönderilen insanoğlu başıboş bırakılmamış, kendisini şeytanların iğva ve vesveselerine karşı uyarıp korkutacak, onlara doğru yolu gösterecek hidayetçiler gönderilmiştir. Gönderilen hidayetçilere uyulması istenmiştir.
Bu; İblis'le Hz. Adem arasında vuku bulan çıplak kalma ve örtünme olayını yalnızca cennete özgü bir vaka olmaktan çıkarıp tüm insanlık tarihi boyunca sürüp gidecek bir mücadele haline sokar. Hidayetçilerin yolundan gidenlerle Şeytan'ın yolundan gidenler arasında bir örtünme-çıplak kalma mücadelesi hep var olacaktır.
Buradaki hitapla konu umumileşir, tüm insanlığı ve insanlık tarihini kapsayacak bir boyuta çekilir. Çıplaklık insanın cennetten çıkmasına neden olan bir bela olarak nitelendirilerek Şeytan ve taraftarlarının çıplaklık konusunda katı oldukları ve bunu tarihsel süreç içerisinde hep teşvik edecekleri açıkça ifade edilmektedir. Bu nedenle örtünme ve çıplaklık arasındaki mücadele, insanlık tarihi ile başlar ve bu mücadele kıyamete kadar da sürecektir. Bunun bilim, teknoloji ve zamanla da alâkası yoktur.
Sonuç: Örtünme fıtri bir olaydır. Allah'ın yolundan gidenlerin yerine getirmeleri gereken ilahi bir buyruktur. O açıdan inancın dışa, şekle yansıyan bir görüntüsüdür. İnsanlar örf ve adetler gereği örtünmüş olsalar dahi, o örf ve adetlerin temelinde insanlık tarihi ile başlayan inancın izleri bulunmaktadır.
Kaynak: Av. Muharrem BALCI, İnsanlığın Ortak Değeri Örtünme - Başörtüsü Yasağına Dair Hukuk Raporu
