Cin ve Şeytanın Farkları
Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta; cin ve şeytanın insan üzerindeki etkileri birbirinden farklıdır. Her ikisi de insanı saptırmaya çalışsa da, müdahale ettikleri alanlar ve yöntemleri farklıdır.
Cinlerin Etkisi
Cinler, insanın doğrudan beynini, aklını, düşünce sistemine nüfuz edebilir, o bölgeleri tesir altına alabilir. Korku, endişe, ürperti, hayal kurma gibi olaylarda bu etki kendini gösterir.
Cinlerin bu etkisi, insanın zihinsel faaliyetlerine müdahale şeklinde ortaya çıkar. Bir insanın aniden korkması, sebepsiz endişeye kapılması veya sürekli olumsuz düşüncelere dalması gibi durumlar, cinlerin tesiri altında olabileceğinin işaretleridir.
Şeytanın Etkisi
Şeytan ise farklıdır, o yaratılış gereği kalbe ve inanç merkezine nüfuz eder. Kalbin yanında bulunan "lümme-i şeytaniye" denilen yerde, devamlı surette insana vesvese verir, onu ifsad etmeye çalışır.
Şeytanın hedefi, insanın inancını zedelemek, Allah'a olan güvenini sarsmak ve onu isyan etmeye yönlendirmektir. Vesveseler, şüpheler ve imanı zayıflatıcı düşünceler şeytanın başlıca silahlarıdır.
Cin ve Şeytan Karşılaştırması
Cin: Beyin, akıl ve düşünce sistemi üzerinde etkilidir. Korku, endişe, hayal kurma gibi durumlara sebep olur.
Şeytan: Kalp ve inanç merkezi üzerinde etkilidir. Vesvese, şüphe ve iman zayıflığına sebep olur.
Şeytanın Stratejisi
Şeytan, en büyük düşman olduğu halde, gerektiğinde cinleri, gerektiğinde habis ruhları, gerektiğinde ise insî şeytanları kullanarak, kötülüklerini bunlar vasıtasıyla sergileyerek varlığını insanlara unutturmaya çalışır.
Şeytan, aslında görünmez düşmandır. İnsanlar onu unuttukça, onun tuzaklarına daha kolay düşerler. Bu nedenle şeytan, kendi varlığını gizleyerek, cinler veya kötü insanlar üzerinden saldırılarını sürdürür.
Korunma Yolları
1. İnsanın inancı kuvvetli olmalıdır.
2. Düşünce ufku berrak olmalıdır.
3. Temiz kalbli olmalıdır.
4. Hizmet şuurundaki insanlarla münasebeti çok olmalıdır.
5. Hakikat derslerinin yapıldığı sohbetlere sık sık gitmelidir.
6. Dünyayı bir misafirhane olarak görmelidir.
Bu altı madde, insanı cin ve şeytanın şerrinden koruyan en önemli kalkanlardır. İmanı kuvvetli, sohbetleri devamlı ve dünya görüşü doğru olan bir mümin, düşmanların tuzaklarından korunmuş olur.
Cin ve şeytan arasındaki temel fark, etki ettikleri alanlardır. Cinler beyin ve düşünce sistemine, şeytan ise kalp ve inanç merkezine nüfuz eder. Şeytan, cinleri ve kötü insanları da kullanarak varlığını gizler. Bu tuzaklardan korunmak için imanın kuvvetli olması, hakikat sohbetlerine devam edilmesi ve dünyanın geçiciliğinin unutulmaması gerekir. En önemli korunma yöntemi ise Allah'a sığınmak ve Kur'an'ı rehber edinmektir.
Kaynak: Cinler, Doğan Mirzaoğlu