((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯)) Ravza Radyo | İslami Radyo, Teknoloji, Yapay Zeka, Forum ve Dini İçerik
Bismillahirrahmanirrahim / بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Hicri yükleniyor...
Miladi yükleniyor...
--:--:--
İmsak --:-- Güneş --:-- Öğle --:-- İkindi --:-- Akşam --:-- Yatsı --:--
Reklam
Canlı Stüdyo Ravza Haber Saati 13:00
×

Ravza Radyo'da Ara

Neredeyim: Namazin Farzlari ve Vacipleri Sayfamıza Hoşgeldiniz
Buradasın : Namazin Farzlari ve Vacipleri

Ravza- Radyo Sayfamıza Hoş Geldiniz

((¯`» WwW.RavzaRadyo.Tr.Gg «´¯)) ((¯`» İslam Dünyasına Açılan Eşsiz Bir Kapı «´¯))

Namazin Farzlari ve Vacipleri

Namazın Farzları, Vâcipleri ve Rükünleri
Reklam
Namaz Namazın Farzları, Vâcipleri ve Rükünleri
Bismillahirrahmanirrahim

Namazın Farzları, Vâcipleri ve Rükünleri

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)'a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananların üzerine olsun.

Namazın Farzları, Vâcipleri ve Rükünleri

Ergenlik (bulûğ) yaşına ve belli bir aklî olgunluk düzeyine gelmiş her müslümanın namaz kılması farz-ı ayındır. Buna göre namazın kişiye farz olmasının şartları, müslüman olmak, bulûğ çağına ulaşmak ve akıllı olmak üzere üç tanedir. Bu şartlara namazın vücûb şartları yani kişinin namaz kılmakla yükümlü olmasının şartları denir.

Sahih ve eksiksiz bir şekilde kılınabilmesi için namazın birtakım farzları ve vâcipleri (sıhhat şartları), sünnetleri ve âdâbı bulunmaktadır. Farzlara riayetsizlik, namazın bozulmasına yol açar.

Vâcip, kesin olmayan bir delille sabit olduğu için, vâcibi inkâr eden kişi, kâfir olmaz. Ancak bir açıklama getirmeksizin ve te'vil etmeksizin vâcibi terkeden kimse fâsık kabul edilir. Namazın vâciplerinden herhangi birinin terkedilmesi namazı bozmaz. Namazın vâciplerinden biri sehven terkedilmişse sehiv secdesi yapmak gerekir. Eğer kasten terkedilmişse, namazın iade edilmesi yani yeniden kılınması gerekir.

Sünnet, Hz. Peygamber'in devamlı olarak yaptığı (muvâzebe) ve bir mazeret olmaksızın terketmediği şeydir. Namazda sübhâneke okumak, eûzü çekmek bu mânada sünnettir. Sünnetin yapılmasına sevap olmakla birlikte terkedilmesine ceza (ikab) yoktur, sadece kınama ve sitem (itâb) vardır.

Namazın sünnetleri, namazın vâciplerini tamamlar, onlardaki kusurları telâfiye ve fazla sevaba vesile olur. Sünnetlere riayet etmek ve devam etmek Peygamber'i sevmenin bir nişanesi sayılır. Bununla birlikte sünnetin terkedilmesi, ne farzın terkedilmesi gibi namazın bozulmasını ve yeniden kılınmasını, ne vâcibin kasten terkedilmesi gibi tahrîmen mekruhluğu ne de vâcibin sehven terkedilmesi gibi sehiv secdesi yapmayı gerektirir.

Edep (çoğulu âdâb), Hz. Peygamber'in devamlı olmaksızın zaman zaman yaptığı şeylerdir. Rükû ve secdede üçten fazla tesbih yapmak gibi. Mendup anlamına da gelir. Bunları terketmek, her ne kadar isâet sayılmaz ve kınamayı gerektirmez ise de bunlara riayet edilmesi daha faziletlidir (efdal). Esasen namazın âdâbı, yüce yaratıcının huzurunda durulduğunun farkında olunarak, zâhiren mütevazi bir halde bulunmaktır.

A) Namazın Farzları

Namazın on iki farzı vardır. Namazın farzları, namazın dışındaki farzlar ve namazın içindeki farzlar olarak iki gruba ayrılır. Namazın dışındaki farzlar, namazdan önce ve namaza hazırlık mahiyetinde olduğu için "namazın şartları" (şurûtü's-salât) olarak adlandırılır. Namazın içindeki farzlar ise, namazın varlığı ve tasavvuru kendisine bağlı olduğu, yani bu farzlar namazın mahiyetini oluşturduğu için "namazın rükünleri" (erkânü's-salât) adını alır.

Uyarı: Namazın farzlarından herhangi birinin eksikliği durumunda namaz sahih olmaz.

a) Namazın Şartları

Namazın Şartları (6 Şart)
  • 1. Hadesten tahâret
  • 2. Necâsetten tahâret
  • 3. Setr-i avret
  • 4. İstikbâl-i kıble
  • 5. Vakit
  • 6. Niyet

b) Namazın Rükünleri

Namazın Rükünleri (6 Rükün)
  • 1. İftitah tekbiri
  • 2. Kıyam
  • 3. Kıraat
  • 4. Rükû
  • 5. Secde
  • 6. Ka`de-i ahîre (son oturuş)

Bu sayılan şart ve rükünlerde fakihler görüş birliğindedir. Namazın rükünlerinin düzgün bir şekilde yapılması demek olan ta`dîl-i erkân Ebû Yûsuf'a ve Hanefîler'in dışındaki üç mezhebe göre rükün kabul edilmiştir. Kişinin kendi isteği ve fiili ile namazdan çıkması da (hurûc bi sun`ih) Ebû Hanîfe'ye göre bir rükündür. Farzlar arasında sıraya riayet etmek (tertip), Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre namazın rükünlerindendir.

a) Namazın Şartları (Detaylı)

1. Hadesten Tahâret

Hades genel olarak hükmî kirlilik, hadesten tahâret de bu hükmî kirlilikten temizlenme demektir. Abdestsizlik durumu yani namaz abdestinin olmayışı ve cünüplük hali, dinî literatürde hades yani hükmî kirlilik olarak nitelendirilir. Hadesten tahâret, namaz abdesti olmayan bir kimsenin abdest alması, gusül yapması gereken bir kimsenin gusül etmesi yani boy abdesti alması demektir.

Bilinen namaz abdestinin olmaması durumu, küçük hades diye; cünüplük, âdet görme (hayız) ve loğusalık gibi, gusül yapmayı gerektiren durumlar ise büyük hades diye adlandırılır.

Cünüp olan kimseler, boy abdesti almadan namaz kılamazlar. Aynı şekilde âdet yahut loğusalık halinde olan kadınlar da bu halleri devam ediyorken namaz kılamazlar. Bu halleri sona erdikten sonra, namaz kılabilmek için boy abdesti almaları gerekir. Boy abdesti almak için su temin edemeyen veya su bulduğu halde bu suyu kullanma imkânı bulamayan kimseler teyemmüm ederler.

Önemli Uyarı: Namaz kılarken herhangi bir sebeple abdest bozulursa namaz da bozulmuş olur. Namaz kılarken bilerek abdest bozucu bir fiil işleyen kişinin namazı bozulur. Ancak bu iş, namazın sonunda yapılmış ise, kişi kendi fiili ile namazdan çıkmış sayılacağı için Hanefîler'e göre namaz bozulmaz.

Özel durumlarında kadınlar namaz ve oruç gibi ibadetlerden muaftır. Kur'ân-ı Kerîm'de hayız durumunun bir eza ve rahatsızlık hali olduğu bildirilmekte ve erkeklerin bu durumdaki eşleriyle cinsel ilişkide bulunmaları yasaklanmaktadır. Hz. Peygamber, bu durumda olan kadınların namaz kılmayacaklarını ve oruç tutmayacaklarını açıklamıştır. Kadınlar bu dönemlerinde kılamadıkları namazları kazâ etmeyecekler, fakat tutamadıkları oruçları kazâ edeceklerdir.

Hadis
إِذَا أَقْبَلَتِ الْحَيْضَةُ فَدَعِي الصَّلَاةَ، وَإِذَا أَدْبَرَتْ فَاغْتَسِلِي وَصَلِّي
İzâ akbeleti'l-haydatu fedâ'i's-salâte, ve izâ edberet fağtesilî ve sallî.
"Hayız geldiğinde namazı bırak, hayız bittiğinde guslet ve namazını kıl."
Kaynak: Buhârî, "Hayız", 20; Müslim, "Hayız", 69; Ebû Dâvûd, "Tahâret", 105

2. Necâsetten Tahâret

Necâsetten tahâret, vücut, elbise ve namaz kılınacak yerin, -insan kanı ve idrarı, at, koyun gibi hayvanların idrar ve dışkıları gibi- dinen pis sayılan şeylerden temizlenmesi demektir.

Uyarı: Namazın sıhhatine engel olacak ölçüde necâset taşıyan bir elbise ile bilmeyerek namaz kılan kimsenin, bu durumu öğrendikten sonra namazını iade etmesi gerekir.

3. Setr-i Avret

Avret, insan vücudunda başkası tarafından görülmesi ayıp ya da günah sayılan yerlerdir. Setr-i avret, avret sayılan yerleri örtmek demektir. Avret yerlerinin namazda olduğu gibi, namaz dışında da örtülmesi ve başkalarına gösterilmemesi gerekir.

Erkek için avret, yani örtülmesi gereken yerler, göbek ile diz kapağının arasıdır. Bu konuda biraz daha ihtiyatlı davranan Hanefîler diz kapaklarını da avret olarak kabul ederken, diğer üç mezhep, diz kapaklarını avret saymazlar.

Kadın için avret, yüz, el ve ayak dışındaki bütün vücuttur. Onlar, yüzlerini namazda örtmedikleri gibi, ellerini ve ayaklarını da açık bulundurabilirler. Saçlarıyla beraber başları, bacakları ve kolları örtülü bulunur.

Hadis
لَا يَقْبَلُ اللَّهُ صَلَاةَ حَائِضٍ إِلَّا بِخِمَارٍ
Lâ yakbelullâhu salâte hâidın illâ bi hımâr.
"Allah, bulûğa ermiş kadının namazını başörtüsüz kabul etmez."
Kaynak: İbn Mâce, "Tahâre", 132; Tirmizî, "Salât", 160; Müsned, IV, 151, 218, 259
Hadis
إِذَا بَلَغَتِ الْجَارِيَةُ الْحَيْضَ لَمْ يَصْلُحْ أَنْ يُرَى مِنْهَا إِلَّا وَجْهُهَا وَكَفَّاهَا
İzâ beleğati'l-câriyetu'l-hayda lem yasluh en yürâ minhâ illâ vechuhâ ve keffâhâ.
"Kadın bulûğ çağına erince elleri ve yüzü dışında başka yerlerinin başkasına görünmesi helâl olmaz."
Kaynak: Ebû Dâvûd, "Libâs", 31

4. İstikbâl-i Kıble

İstikbâl-i kıble, namaz kılarken kıbleye yönelmek demektir. Müslümanların kıblesi, Mekke'de bulunan Kâbe'dir. Kâbe denilince sadece bilinen bina değil, bunun yanında, hatta daha öncelikle bu binanın bulunduğu yer kastedilir. Kâbe'yi gözle gören kişi, bizzat Kâbe'ye yönelir. Kâbe'den uzakta olan kişi ise Kâbe'nin bizzat kendisine değil, onun bulunduğu tarafa yönelir, yüzünü ve yönünü o tarafa çevirir.

Namazın amacı, kalbin mâsivâdan (Allah'tan başka her şeyden) ayrılıp yalnızca Allah'a yönelmesidir. Elbetteki Allah herhangi bir yönle kayıtlı ve sınırlı değildir. Fakat, kalbin huzur ve sükûnetini sağlamak bakımından, namazda herkesin yöneleceği bir yönün tayin edilmesi, belirlenmesi gerekir. Zâhirde, yüzümüzü Allah'ın evi olan Kâbe'ye çevirdiğimiz gibi, bâtınen de, Allah'ın nazargâhı olan kalbimizi, gönlümüzü başka şeylerden çekip alarak, arındırarak yalnız Allah'a yöneltmeli, Allah'tan başka şeyleri kalpten atmalıyız.

Kıblenin ne tarafta olduğunu bilmeyen kimsenin, yanında kıble yönünü bilen birisi varsa ona sorması gerekir. Kâbe'nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden (Kâbe yönünden) sapma sayılmaz. Sapma derecesi daha fazla olursa "kıbleye yönelme" şartı aksamış olur.

5. Vakit

Namaz günün belli zaman dilimlerinde yerine getirilmesi gereken bir farzdır. Bu itibarla farz namazlar için vakit şarttır. Yine her bir farz namaza bağlı sünnet namazlar, vitir, teravih ve bayram namazları için de vakit şarttır. Bir farz namaz, vaktinin girmesinden önce eda edilemeyeceği gibi, vaktinin çıkmasından sonra da eda edilemez.

Bir farz namazın vakti içinde kılınması edâ, vaktinin çıkmasından sonra kılınması da kazâ olarak adlandırılır. Bir namazın özürsüz olarak vaktinde kılınmaması ve ileriki bir vakitte kazâ edilmek üzere ertelenmesi doğru değildir ve günahtır.

Uyarı: Kazâ, sadece beş vakit farz namaz ve bir de vitir namazı için söz konusudur. Cuma ve bayram namazları ve sünnet namazlar kazâ edilemez.

aa) Beş Vakit Namazın Vakitleri

Beş Vakit Namazın Vakitleri
  • Sabah: Fecr-i sâdıktan (ikinci fecir) güneşin doğmasına kadar
  • Öğle: Zeval vaktinden (güneşin tepe noktasını geçmesi) gölgelerin bir misli veya iki misline ulaşmasına kadar (mezhep farkı)
  • İkindi: Öğle vaktinin çıkmasından güneşin batmasına kadar
  • Akşam: Güneşin batmasından şafağın kaybolmasına kadar
  • Yatsı: Şafağın kaybolmasından ikinci fecrin doğmasına kadar

cc) Mekruh Vakitler

Hiç Namaz Kılınmayan Mekruh Vakitler (3 Vakit)
  • 1. Güneşin doğmasından yükselmesine kadar (yaklaşık 40-45 dakika)
  • 2. Güneşin tam tepe noktasında olduğu zaman (vakt-i istivâ)
  • 3. Güneşin batma zamanı (gurûb) - sadece o günün ikindi farzı kılınabilir

6. Niyet

Niyet "azmetmek, kesin olarak irade etmek, kastetmek" demektir. Daha açık bir ifadeyle kalbin bir şeye karar vermesi, hangi işin ne için yapıldığının açıklıkla farkında olunması demektir. Namaz hususunda niyet Allah için safiyetle namaz kılmayı istemek ve hangi namazın kılınacağını bilmektir.

Namazın geçerli olması için niyetin gerekli olduğunda İslâm bilginleri ittifak etmişlerdir. Ancak çoğunluk bunu sıhhat şartı sayarken, Şâfiîler ve bazı Mâlikîler rükün sayarlar.

Niyetin kalp ile yapılması esas olup dil ile söylenmesi şart değildir. Bununla birlikte ayrıca dil ile de söylenmesi daha iyi olur ve bu tarzda niyet, çoğunluğa göre müstehaptır. Kalpten geçirilen ile dil ile söylenen birbirine uymuyor ise, kalpten geçirilene itibar edilir.

b) Namazın Rükünleri (Detaylı)

1. İftitah Tekbiri

İftitah "başlamak, kapıyı açıp girmek" anlamındadır. İftitah tekbiri (tahrîme), namaza başlarken alınan tekbir olup "Allahüekber" cümlesini söylemektir. İftitah tekbiri, bütün mezhep imamlarına göre farz olmakla birlikte Hanefî imamlar bunu rükün değil şart olarak, diğer üç mezhep imamı ise rükün olarak değerlendirmiştir.

2. Kıyam

Kıyam "doğrulmak, dikelmek, ayakta durmak" demektir. Namazı oluşturan ana unsurlardan biri olarak kıyam, iftitah tekbiri ve her rek`atta Kur'an'dan okunması gerekli asgari miktarı okuyacak kadar bir süre ayakta durmak anlamına gelir.

3. Kıraat

Sözlükte "okumak" anlamına gelen kıraat, "Kur'an okumak" demektir. Namazda bir miktar Kur'an okumak gerekir. Namazda Kur'an, kıyam halinde iken yani ayakta dururken okunur. Namazda okunması gereken asgari miktar, kısa üç âyet veya buna denk bir uzun âyettir.

Namazın asıl iskeletini oluşturan ve biçimini veren kıyam, rükû ve secde gibi rükünlere nisbetle kıraat, namazın zâit rüknü olarak kabul edilir. Bu yüzden, kıyam, rükû, secde ve son oturuş, gerek cemaatle namaz kılarken gerekse tek başına namaz kılarken terkedilmediği halde, kıraat, imama uyan kişiden düşer.

4. Rükû

Rükû sözlükte "eğilmek" anlamına gelir. Namazın ana unsurlarından olan rükû, eller dizlere erecek şekilde öne doğru eğilmek demektir. Hz. Peygamber'in uygulamasına en uygun rükû şekli, sırt ve baş düz bir satıh oluşturacak biçimde eğilmektir.

5. Secde

Secde sözlükte "itaat, teslimiyet ve tevazu içinde eğilmek, yere kapanmak, yüzü yere sürmek" anlamına gelir. Namazın her rek`atında belirli uzuvları yere veya yere bitişik bir mahalle koyarak iki defa yere kapanmak namazın rükünlerindendir.

6. Ka`de-i Ahîre

Ka`de-i ahîre "son oturuş" demektir. Namazın sonunda bir süre (teşehhüt miktarı) oturup beklemek namazın rükünlerindendir. İki rek`atlık namazlardaki oturuş, daha önce oturuş bulunmadığı için son oturuş sayılır.

B) Namazın Vâcipleri

Namazın vâciplerinden herhangi birinin terkedilmesi namazı bozmaz. Namazın vâciplerinden biri sehven terkedilmişse sehiv secdesi yapılması, eğer kasten terkedilmişse namazın iade edilmesi yani yeniden kılınması gerekir.

Hanefîler'deki vâcip kavramı, diğer mezheplerde bulunmadığı için burada Hanefîler'in terminolojisine göre belirtilen vâciplerin bir kısmı, öteki mezheplerde farz sayılırken, bir kısmı sünnet sayılmaktadır.

Namazın Vâcipleri (18 Madde)
  • 1. Namaza "Allahüekber" sözüyle başlamak (çoğunluğa göre farz)
  • 2. Nâfile ve vâcip namazların her rek`atında, farz namazların ilk iki rek'atında Fâtiha sûresini okumak (çoğunluğa göre farz)
  • 3. Farz namazların ilk iki rek`atında Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre okumak
  • 4. Farz olan kıraati ilk iki rek`atta yerine getirmek
  • 5. Fâtiha'yı zamm-ı sûreden önce okumak
  • 6. Öğle ve ikindi namazlarında gizli okumak (kırâat-i hafî)
  • 7. Cemaatle kılınan namazda imamın sabah, akşam ve yatsının ilk iki rek`atında sesli okuması
  • 8. Secdede alın ile birlikte burnu da yere koymak
  • 9. Üç ve dört rek`atlı namazlarda ikinci rek`atın sonunda oturmak (ka`de-i ûlâ)
  • 10. Namazların gerek ilk, gerekse son oturuşunda teşehhütte bulunmak (Tahiyyât okumak)
  • 11. Namazın sonunda sağ ve sol tarafa selâm vermek
  • 12. Farz olan fiillerin sırasına riayet etmek (tertip)
  • 13. Farz olan fiili geciktirmemek
  • 14. Vitir namazında Kunut duası okumak (Ebû Hanîfe'ye göre)
  • 15. Bayram namazlarında ilâve tekbirler almak
  • 16. Sehiv secdesi yapılmasını gerektiren bir fiilde bulunulmuşsa sehiv secdesi yapmak
  • 17. Ta`dîl-i erkâna riayet etmek (Ebû Yûsuf'a göre farz, Ebû Hanîfe ve Muhammed'e göre vâcip)
  • 18. Namazdayken secde âyeti okunmuşsa tilâvet secdesi yapmak

Secde Ayetleri ve Tilâvet Secdesi

Secde Ayetleri ve Tilâvet Secdesi

Kur'ân-ı Kerîm'de 14 secde âyeti bulunmaktadır. Bu âyetler okunduğu veya duyulduğu zaman tilâvet secdesi yapmak vaciptir. Tilâvet secdesi, Kur'an okurken veya dinlerken secde âyetiyle karşılaşan kişinin yapması gereken bir ibadettir.

Secde Ayetleri

Kur'an-ı Kerim'deki 14 Secde Ayeti

A'râf Suresi 206
إِنَّ الَّذِينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ
İnnellezîne inde rabbike lâ yestekbirûne an ibâdetihî ve yusebbihûnehû ve lehû yescudûn.
"Rabbinin katında bulunanlar, O'na ibadet etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler."
Ra'd Suresi 15
وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ
Ve lillâhi yescudu men fi's-semâvâti ve'l-ardı tav'an ve kerhen ve zılâluhum bi'l-ğuduvvi ve'l-âsâl.
"Göklerde ve yerde bulunanlar ve bunların gölgeleri sabah akşam, isteseler de istemeseler de Allah'a secde ederler."
Nahl Suresi 49
وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مِنْ دَابَّةٍ وَالْمَلَائِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ
Ve lillâhi yescudu mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ardı min dâbbetin ve'l-melâiketü ve hum lâ yestekbirûn.
"Göklerdekiler, yerdeki canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler."
İsrâ Suresi 107
قُلْ آمِنُوا بِهِ أَوْ لَا تُؤْمِنُوا إِنَّ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهِ إِذَا يُتْلَى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا
Kul âminû bihî ev lâ tü'minû, innellezîne ûtû'l-ilme min kablihî izâ yütlâ aleyhim yahırrûne li'l-ezkani süccedâ.
"De ki: Siz ona inanın veya inanmayın, şu bir gerçektir ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere okununca derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."
Meryem Suresi 58
أُولَٰئِكَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ... إِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُ الرَّحْمَٰنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا
Ulâikellezîne en'amallâhu aleyhim mine'n-nebiyyîn... izâ tütlâ aleyhim âyâtü'r-rahmâni harrû sücceden ve bukiyyâ.
"İşte bunlar Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberlerdir... Kendilerine Rahmân'ın âyetleri okunduğunda ağlayarak ve secde ederek yere kapanırlar."
Hac Suresi 18
أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَمَنْ فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ...
E lem tera ennallâhe yescudu lehû men fi's-semâvâti ve men fi'l-ardı ve'ş-şemsu ve'l-kameru ve'n-nücûm...
"Görmez misin göklerde ve yeryüzünde bulunanlar; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu hep O'na secde etmektedir!"
Furkan Suresi 60
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمَٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا
Ve izâ kîle lehümü'scüdû li'r-rahmâni kâlû ve mâ'r-rahmânü e nescüdü li mâ te'mürünâ ve zâdehüm nüfûrâ.
"Onlara, 'Rahmân'a secde edin' denildiğinde, 'Rahmân da neymiş! Biz, senin istediğin şeye secde eder miyiz?' derler ve bu istek onları haktan daha da uzaklaştırır."
Neml Suresi 25
أَلَّا يَسْجُدُوا لِلَّهِ الَّذِي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ
Ellâ yescüdû lillâhillezî yuḫricu'l-hab'e fi's-semâvâti ve'l-ardı ve ya'lemü mâ tuhfûne ve mâ tü'linûn.
"(Şeytan bunu) göklerde ve yerde gizli olanı açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah'a secde etmesinler, diye yapmış."
Secde Suresi 15
إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِآيَاتِنَا الَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ
İnnemâ yü'minü bi âyâtinellezîne izâ zükkirû bihâ harrû sücceden ve sebbehû bi hamdi rabbihim ve hum lâ yestekbirûn.
"Âyetlerimize yürekten inananlar ancak o kimselerdir ki, bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve rablerini hamd ile tesbih ederler."
Sâd Suresi 24
وَظَنَّ دَاوُدُ أَنَّمَا فَتَنَّاهُ فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ
Ve zanne dâvûdü ennâ fetennâhü festağfera rabbehû ve harra râkian ve enâb.
"Dâvûd bunun bir imtihan olduğunu anladı. Rabbinden bağışlanma dileyerek secdeye kapandı ve O'na yöneldi."
Fussılet Suresi 37
وَمِنْ آيَاتِهِ اللَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ... فَاسْجُدُوا لِلَّهِ الَّذِي خَلَقَهُنَّ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ
Ve min âyâtihi'l-leylu ve'n-nehâru ve'ş-şemsu ve'l-kamer... fescüdû lillâhillezî halakahünne in küntüm iyyâhu ta'büdûn.
"Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir... Güneşe ve aya secde etmeyin, onları yaratan Allah'a secde edin."
Necm Suresi 62
فَاسْجُدُوا لِلَّهِ وَاعْبُدُوا
Fescüdû lillâhi va'büdû.
"Artık Allah'a secde edin ve O'na ibadet edin."
İnşikâk Suresi 21
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ
Ve izâ kuriye aleyhimu'l-kur'ânü lâ yescüdûn.
"Onlara Kur'an okunduğu zaman secde etmezler."
Alak Suresi 19
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ
Kellâ lâ tüti'hü vescüd vaḳterib.
"Hayır! Sakın ona itaat etme! Secde et ve (Allah'a) yaklaş."
Secde Ayetleri - Toplu Liste (14 Ayet)
  • 1. A'râf 206
  • 2. Ra'd 15
  • 3. Nahl 49
  • 4. İsrâ 107
  • 5. Meryem 58
  • 6. Hac 18
  • 7. Furkan 60
  • 8. Neml 25
  • 9. Secde 15
  • 10. Sâd 24
  • 11. Fussılet 37
  • 12. Necm 62
  • 13. İnşikâk 21
  • 14. Alak 19

Tilâvet Secdesi Nasıl Yapılır?

Kur'an-ı Kerim'de secde âyeti okunduğunda veya duyulduğunda tilâvet secdesi yapmak vaciptir. Tilâvet secdesi şu şekilde yapılır:

Tilâvet Secdesi Yapılışı
  • 1. Adım: Niyet edilir: "Tilâvet secdesi yapmaya niyet ettim."
  • 2. Adım: Elleri kaldırmadan (tekbirsiz) doğrudan secdeye varılır.
  • 3. Adım: Secdede 3 defa "Subhâne rabbiye'l-a'lâ" denir.
  • 4. Adım: Tekbir alarak secdeden kalkılır.

Not: Tilâvet secdesi, namaz içinde veya namaz dışında yapılabilir. Namaz içinde secde âyeti okununca hemen secde yapılır, sonra kalkıp namaza devam edilir. Namaz dışında ise, secde âyeti okunduğunda veya duyulduğunda hemen secde yapılır.

Uyarı: Secde âyetini okuyan veya duyan kişi, eğer namazda değilse, hemen secde yapmalıdır. Secdeyi geciktirmek mekruhtur. Ancak mazeretli durumlarda (abdestli olmamak, pis yer gibi) daha sonra da yapılabilir.

Namazın Farz, Vâcip ve Rükünleri Özet

Şartlar (6): Hadesten tahâret, Necâsetten tahâret, Setr-i avret, İstikbâl-i kıble, Vakit, Niyet
Rükünler (6): İftitah tekbiri, Kıyam, Kıraat, Rükû, Secde, Ka`de-i ahîre
Vâcipler (18): Fâtiha, zamm-ı sûre, tertip, selâm, teşehhüt, vs.


Kaynakça:

Buhârî, "Hayız", 20; Müslim, "Hayız", 69; Ebû Dâvûd, "Tahâret", 105

İbn Mâce, "Tahâre", 132; Tirmizî, "Salât", 160; Ebû Dâvûd, "Libâs", 31

TDV İlmihal

Yazar
TDV İslami Araştırmalar Merkezi
İlmihal
Geri Dön
Bugün 20 ziyaretçi (27 klik) kişi burdaydı!
Reklam Alanları
Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver Buraya Reklam Ver
Canli Yayin Ravza Radyo Ana
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol